Azad Altuğ

Azad Altuğ
@Azadaltu
Vakit gece olunca, Sol'cu bir isyan başlıyor içimde. Kalbimde şiirler yakılıyor, Uykum idam ediliyor sen tarafından… Atakan Gülgar
Çay molası 🙂
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YASEMİNLERİN SABAHI Gökyüzü bulut bulut uyanıyordu Tanrının büyük yalnızlığından Ağaçlar birer ses salkımıydı kuşların ağzında Ayın puslu cümlesinde evler okunaksız harflerdi Yasemin kokularından bir ışık sokaklarda Gittim denizin lacivert bahçesine oturdum Ölümün mü hecesiydim yaşamın mı bilmiyorum Arzuyla vazgeçiş canımda halkalanıyordu Ses değil sessizlik değil zaman değil mekân değil Ağzımda bir çocuktan kalma süt kokuları Kirpik ırmakları dil pınarları parmak yağmurları Kayaların masalını dinliyordum kumlardan Dağlar gecenin merhametinde çıkıyordu sabaha Ey yalnızlığın yaprak döken mahşeri Ayrılığın büyük harfiydi her şey Sen bir deniz kıyısında gonca zamandın Ben eski şarkılardan eskiydim kimsesizdim İçimde dünyanın bütün akşamları Tuttum ağzının sabahına sözler söyledim Ey güzelliğin ölümden büyük yaşama gücü Yalnız ölenler unutur birbirini Seni sevmeye yeni başladım...
Uyuduğum rüya, uyandığım dünya... Bir deniz bir denize taşınacak bu akşam. Bir adam tiftiklenmiş pamuklar gibi çoğalıp duracak. Gece sokaklarına köpükler yürüyecek. Yalnızlık birden kalabalık olacak. Uzaklık susacak. Buluttan ve topraktan iki avuçla kucaklayacağım seni. Ağzın gözlerinden önce ışıyacak. Canımdaki göz göz hayal... Evin dünya artık...
ZÜLEYHA MASALI Sözlerimle bıraktın  Yusuf kuyusuna beni  Bir gök damlası yüzün  Uzaklaştıkça sonsuz  Sesin çekildi sesimden  Ağzım kumlar avazı Kırk ayrılıkla sevdiğim  Kumaşım tarazlı gece  Boyam gözyaşı  O hareli zamanlardan  Ne bir kirpik yıldızı  Ne saçlarının sabahı  Götürdün çıkrığımı  Ağzıma gelmişken dünya 
ÇEMBERCİK Hayal evim, arzu çanım, kirpik boncuğum  Uyudum, sen oldum, soyundum dünyayı.  Üstümde gözlerinin kemerli köprüleri  Ağzımda har kuyuları gövdenin  İki beyaz ırmak bacakların aynada  Göğüslerin Müşküle bağlarından  Bir çift naz salkımı avuçlarımda tanelenen  Tutup topuklarmdan kaldırdım Tanrıya kadar  Bir ters lalesin gecenin atlasmda  Dökündüm başımdan aşağı yıldızlarını... Ay beşiğim, şirin uykum, güneş hecem  Uyandım, sen oldum, giyindim dünyayı.  Deniz balkonda yapraklanıp duruyor  Çembercik kuşu pencerede sabah duası  Bir bağbozumu şarkısı saçların yastıkta