"Ben bir akvaryumun, camım düz ve parlak, suyum berrak. Hiçbir şey ve hiç kimse bana nüfuz edemeden sezgimin suyosunları sağa sola sallanıp duruyor. Bu camdan kafesin içinde aydınlık, şeffaflık varsa, tecrit, sessizlik ve ıstırap da var."
.
.
.
Mutlu hafta sonları
Tüyap Kitap Fuarından aldığım en çılgın kitap #enigma Stand görevlisi pek çok övmüştü ve sıradışı bir şeyler okumanın hoşuma gideceğini düşündüm bende. Görevli haklı çıktı mı çıkmadı mı benim hoşuma gitti mi gitmedi mi pek emin olmamakla birlikte sevdiğim bir okuma gerçekleştirdim diyebilirim
.
.
.
Ders vermekten sıkılmış bir edebiyat profesörü, yazar olmayı delicesine isteyen genç bir kız, yetenekli bir şair ve zeki bir kiralık katil olmayı aynı anda başaran genç bir adam ve konuşmayı pek sevmeyen Japon kız… Bu dörtlü çete hem şimdinin ve geçmişin acılarını gizemlerini paylaşıyorlar, hem cinsel hayatlarını keşfediyorlar hem de sonunu beğenmedikleri romanların sonlarını değiştiriyorlar. Sizce de kulağa delice gelmiyor mu?
.
.
.
Yazarın kitabın içersinde kendisini de eleştiriyor olmasını ayrıca takdir ettim. Okuyan kesime baktığımda ne ilginç ki, sonunu beğenmemişler Halbuki dert edilecek şey mi değiştirin gitsin Ve tabi çoğunluk kitleye oranla ben kitabın sonunu sevdim, hatta hiç beklemediğim bir sonla bitmiş olması kitap içinde kitap anlatılmış hissi uyandırdı bende. Tabulardan uzak kalarak okunacak bir kitap #enigma ve bence beğenmedikleri sonlara yeni sonlar yazmak da çok keyifli. Karamazov kardeşlerin veya Oblomov'un sonunu değiştirdiğimi düşünsenize Çıldırırsınız
.
.
.
Ve dipnot olarak şunu söylemek istiyorum. Lütfen ama lütfen kitap kapağına bakıp ne yorum yapın ne de bana 'ayıp ayıp sen annesin ne biçim örnek oluyorsun' tarzında mesajlar atmayın. Kitabın kapağını da değiştirin
he olmadı
EnigmaAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2019703 okunma
"Keşke aşık olabilsem!" diye haykırdı Dorian; "Ama tutkumu kaybetmiş, arzu etmeyi unutmuşum sanki. Kendi kendime yük olmaya başladım. Kaçıp uzaklara gitmek, her şeyi unutmak istiyorum."
Dünyayı kadınlar yönetir. İnanın vasatlığa hiç tahammülümüz yoktur. Derler ki kadınlar kulaklarıyla, erkekler gözleriyle severmiş. Erkekler de sevme yetisi varsa tabi.