Vazifesini iyi yapan bir doktor ya hastasıyla birlikte iyileşir ya da onunla birlikte ölür. Bir kaptan gemisini asla terk etmez, gerekirse gemisiyle birlikte dalgalara teslim olur. Tek başına sağ kalmaz.
Neredeyse sizin bakışınızla acımaya başlayacağım kendime, az daha ağlarsanız her şeyi, herkesi bağışlamaya başlayacağım. Oysa hiç bağışlamamam gerekenler var. Fakültedeki Muki takımının ders aralarında çığlıklarla kahkahalarla ballandırarak anlattıkları ızgaraları, şarapları, cumartesi çaylarını, Avrupa'dan getirtilme makyaj takımlarını, öğretim üyeleriyle sıkı fıkılıklarını, Anadolu'dan gelme arkadaşları alaya alma çabalarını bağışlayamam. Hale'nin, Gülçin'in vize sınavlarına girecekleri gün buradaki nöbet yüzünden okula gidemeyişlerini bağışlayamam. Özel tertip, kayırmalı nöbet çizelgelerini, tuvalet aralıklarında yakaladığım pis anlamlı bakışmaları, Tahtakale'nin korkulu yollarını, küfürleri, küfür nedenlerini bağışlayamam. Hamallara kırk kat yük taşıtan, çocuklara çöplüklerde yiyecek aratan nedenleri bağışlayamam