Aziz

Aziz
@Aziz_akman
3 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
KARANFİL Beyaz bir buluttan bir gün ansızın Bir karanfil düştü parmaklarıma Gözlerine kuşlar doldu bir kızın Elleri karıştı ırmaklarıma Islak bir yürektir bende karanfil Ruhum, kokusunun dilencisidir Haşim, bu bir alev damlası değil Büyük yangınların habercisidir O kızıl bir deniz, bense tenhayım Onda umut, bende yalnızlık büyür Ne dünya sonsuzluk, ne ben dehayım İçimde sadece şairler uyur Bütün şiirleri söyleyen benim Bütün çiçeklerin adı karanfil Her akşam bir yaprak olur kefenim Haşim, bu bir alev damlası değil
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Hacer’in Yasak Saltanatı
Bütün bunlardan başka, beyefendi eve sipsivri gelmiyordu ta-Vibi. Koynu koltuğu hediyelerle dolu, meyhanede bıraktığı parayı Hacer'in evine bırakıyor, emektarına elbiselikler de almayı unutmuyordu Hacer'e karşı aşkı asla sönmemişti. Kırkından sonraki Zamanlarda kadını kocasından kıskanmaya başladı. Ama zeki Hacer dudak büküyordu. Kocasını sevmiyordu ki hiç!Gerçekten de kocasını hiç sevmemişti. Yalnız kocasını mi, aza mülazımını da. Birisi kocası, öteki hovardası... Hovardası da de-ğil, âşığı. O kadar. Onun gönlüyse, bir sokak ötede oturan, her sabah evin önünden kılıcını sürüye sürüye geçen, sarı burma bi yıklı, aslanlar gibi bir topçu subayındaydı
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Pervane Kesilen Beyefendi ve Hacer’in Kurnazlığı
Fazla eşyaları yoktu ama Hacer gene de her şeyleri derli ter tipli kullanmasını bilmiş, ortalığı dayamış döşemişti. Haftada, on beşte bir konağa gidiyor, hanımının etrafinda pervane kesiliyordu. Mahalleliye "amcam" demişti aza mülazım için. Hanımı için de "yengem." Başka türlü sanmalarına sebep de yoktu zaten. Aza mülazımı arada hanımıyla geliyordu. Çok luk da yalnız. Komşular hiçbir şeyden şüphelenmiyor, "Amcan geldi, amcan geliyor..." diye söz açıyorlardı. Beyefendi, Balıkpazarı meyhanelerini bırakmış, postu Hacer'in evine sermişti. Hacer'in kocası için bu, yani beyefen dinin eve gelip gidişi, bulunmaz nimetti. Koskoca bir aza mü lazımının yeğenini tutuyordu. Beyin kayırmasıyla zabıt katibi olmuştu.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Hacer’in Durulan Gönlü: Evcimenlik Yarışı
Yıllar yılı kafasında yaşattığı bir hayata başladı. Eteklerini be line sokup evine öyle bir sarılış sarıldı ki, başta aza mülazını, komşular filan şaşıp kaldılar. Bu ne temizlik, bu ne tertip terbiye, bu ne evcimenlikti! Tatlı sesiyle pırıl pırıl bir türkü tutturup tah taları silmeye başlamaz mı, kuvvetli ayaklarının altında tahtalar memnun, gıcır gıcır gıcırdardı
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Hacer yeni kocasıyla mesuttu. Genç adam da karısının üs tüne titriyor, bir dediğini iki etmiyordu. Ortada hålli hemen gereken tek mesele, genç subayın annesiydi. Hacer, "Kaynana istemiyorum. Anneni kızının yanına gönder!" emrini verince -evet emrini- genç subay itiraz etmedi. Oysa, annesini ne kadar severdi! İhtiyar kadın "kadere rıza" göstererek boyun eğdi. "Peki oğ lum," dedi. "Allah sizi mesut etsin!". Gitti.
Sayfa 24 - Hacer·Kitabı okuyor