Bütün bunlardan başka, beyefendi eve sipsivri gelmiyordu ta-Vibi. Koynu koltuğu hediyelerle dolu, meyhanede bıraktığı parayı Hacer'in evine bırakıyor, emektarına elbiselikler de almayı unutmuyordu Hacer'e karşı aşkı asla sönmemişti. Kırkından sonraki
Zamanlarda kadını kocasından kıskanmaya başladı. Ama zeki Hacer dudak büküyordu. Kocasını sevmiyordu ki hiç!Gerçekten de kocasını hiç sevmemişti. Yalnız kocasını mi, aza mülazımını da. Birisi kocası, öteki hovardası... Hovardası da de-ğil, âşığı. O kadar. Onun gönlüyse, bir sokak ötede oturan, her sabah evin önünden kılıcını sürüye sürüye geçen, sarı burma bi yıklı, aslanlar gibi bir topçu subayındaydı