Gerçekten çok beğendiğim ve severek okuduğum bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap. Sonu da tatmin ediciydi. İlk başta kitabın düzeni sebebiyle "Acaba sıkılacak mıyım? Sanki sarmayacak gibi." şeklinde düşüncelerim vardı çünkü paragraflar biraz uzun geldi ve paragraf arası boşlukların olmaması ilk başta biraz göz yorucuydu. Okudukça kitabın düzenine alıştım. Olay örgüsü ve karakterler çok güzeldi. Sayfaları çevirdikçe karakterle bağ kurdum ve sayfalar ilerledikçe onları gerçekten tanıyormuşum gibi hissettim. Kitabın güzel bir kasabada geçmesi de çok hoşuma gitti. Kasabada geçen kitapları okumak benim için ayrı bir keyifli oluyor. Herkesin herkesi tanıdığı, komşuluğun güzel bir şekilde devam ettiği kasabalar bana sıcak bir aile ortamı hissi veriyor. Kısacası kitabı çok beğendim :D Kitabın düzeni sebebiyle 1 yıldız kırdım, bir de bitirdiğim de içimde sanki "Biraz daha bir şeyler olmalıymış" gibi bir his vardı ama bir kitap serisi olduğu düşünüldüğünde bu durum gayet normal. Hikâye diğer kitaplarda daha da açılacaktır.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Öncelikle söylemek istiyorum ki Jess okuduğum en iyi kadın karakterlerden biriydi. Zorluklar karşısında asla pes etmeyen, kendi hakkını savunan ve insanlarla yüzleşmekten asla vazgeçmeyen muhteşem bir karakterdi. Ayrıca gerçekten çok da zekiydi bence.
Annesi ve teyzesinin ikiz olmaları, kuzeninin dış görünüm olarak Jess'in tıpatıp aynısı olması benim için gerçekten çok şaşırtıcıydı. Okurken dedim "Bu nasıl bir genetik böyle" :D
Jess'in kuzenleriyle tanışması, iyi geçinmeleri, aile evini görmesi, kısacası yokluğunu hissettiği o aile hissini yaşayabilmesi beni çok mutlu etti. Umarım diğer kitaplarda da bu durum böyle devam eder.
Will ve Jess arasındaki uyum gerçekten çok güzeldi. O atışmalı ama aynı zamanda
Güzel bir kitaptı. En başta "3 farklı karakter var. Acaba olay örgüsünde kopukluk v.s olur mu?" diye endişelerim vardı ama kesinlikle öyle bir şey olmadı. Yazar tüm bağlantıları ince ince işlemiş resmen bir halı gibi dokumuş. Kitabı hiç sıkılmadan okudum. Olay örgüsü güzeldi, yazarın anlatımı güzeldi (sadece 1 kısımda daha akıcı olabilirdi diye düşünüyorum az spoiler kısmında yazacağım), keyifle okuduğum, karakterleri benimsediğim bir kitap oldu. Sonu da gayet tatmin ediciydi, her şey yerli yerine oturdu. Aklımda sadece yaşanan olaylarla ilgili bazı soru işaretleri var. Onları da az sonra spoiler kısmında anlatacağım. Tavsiye edebileceğim bir kitap.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Ray Levine, (Bence ismi çok havalı :D İsmini gerçekten beğendim.) kitap boyunca en çok üzüldüğüm karakter oldu. Cassie/Megan'a çok aşıkmış ve onun için yaptığı büyük fedakarlıktan sonra tüm hayatı resmen alt üst olmuş. Tekrar bir araya geldiklerinde de artık bazı şeyler için maalesef çok geçti.
Cassie/Megan, eski hareketli hayatını özleyen zengin bir ev hanımı. Megan'ı kitap boyunca tutarsız buldum ve bu sebeple pek sevemedim. Geçmiş hayatını çok özlüyor, dönmek istiyor ama sonra da sahip olduğu hayata karşı özlem duyuyor çok tutarsız ve çelişkili bir karakterdi.
Dedektif Broome, kitap boyunca sevdiğim bir karakter oldu. Eski eşi Erin'e özlem duyuyordu ama maalesef o da zamanında hareket etmemiş ve Erin başkasıyla evlenmiş hatta çocuğu var. Hayır, yani bu zamana kadar neredeydin? Madem seviyordun Erin evlenmeden önce harekete geçseydin ya?
Kitabın başında Ray saldırıya uğradığında şaşırdım. Bu kadar hızlı bir başlangıç beklemiyordum. O kadar ağrıya rağmen Ray'in hastaneye gitmemesi de beni şaşırttı. Ray'in patronu Fester ile olan dostluğu çok güzeldi.
Megan'ın kayınvalidesi Agnes'ı sevmiştim