Yazarın anlatım şekli gerçekten çok akıcıydı. Okurken hiç sıkılmadım ve sürekli "Acaba devamında neler olacak?" şeklinde bende bir merak uyandırdı. Karakterlerdi de beğendim ama bazı mantık hataları, açıklanmayan detaylar ve kitap bitiminde aklımda kalan soru işaretleri nedeniyle 4 yıldız kırdım. Olay örgüsü daha farklı olabilirdi diye düşünüyorum. Akılda kalan soru işaretleri ile ilgili de belki yazar boşlukları okuyucunun doldurmasını istedi ama bu boşluklar benim sinirimi bozdu. Tüm bunlara rağmen anlatım gerçekten çok iyiydi.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Bakış açısıyla okuduğumuz Joe karakterini sevdim. Hataları/kusurları olsa da (herkesin var) bunların farkında olan ve düzeltmeye çalışan iyi bir karakterdi. Başına neler neler gelmiş yine de ayakta duruyor olması güçlü bir karakter olduğunun göstergesi bence.
Stephen Hurst karakterine ilk başlarda aşırı derece sinir olmuştum. Oğlundan bahsetmiyorum bile.. Ama hikâyenin sonunda adam masum çıktı! Gerçekten aşırı derecede şaşırmış ve orada ters köşe oldum. Bu karakterin masum çıkmasını hiç beklemiyordum.
Chris karakterine çok üzüldüm. Keşke intihar etmeseydi.
Kitapta 4 yerde ters köşe oldum.
1- Yukarıda anlattığım Hurst konusu
2- Joe'ya e-postayı gönderenin Bayan Grayson olması! O kısımda da gerçekten şaşırdım. İlk başta Beth'ten süphelenmiştim. Ölen Emily'nin onun bir akrabası olduğunu ve Beth'in olaylardan şüphelendiğini ve e-posta atarak Joe'yu Arnhill'e çekip onunla iş birliği yaparak yaşanan olayları gün yüzüne çıkaracağını düşünmüştüm. Ruth olması da bana mantıklı gelmişti ama Bayan Grayson'ı gerçekten beklemiyordum.
3- Yağ Tulumu'nun Joe'nun en yakın arkadaşı Brendan olması! Bu kısımda da gerçekten aşırı derecede şaşırdım. Hiç beklemiyordum. "Ne kadar da iyi bir dost" diye düşünüyordum adam casus, mafya