Ben tutunurum saatsiz bir yelkovana
Saat ikide mi, kırılmada mı, on birde mi bilmiyorum
Adın bir güzelliğe yakışır elbet yakışır
Bir intiharda mı, bir şiirde mi bilmiyorum
Acım sessiz bir güneş batmasıdır ölsün
Eksik ve kötü bir güneş batmasıdır ölsün
Sulfata karnımı avuçla güneşimi ver Sulfata
Saat beşleri düşün yalnız öbürleri ölsün
Sulfata hatırla acımı sen bir haziransın
Sulfata öbürleri bir bayram haftasıdır ölsün
Kuşanıp kahramanca tek silahını, kanını
Diri bir su gibi gidenleri hatırlarım
Odalarda ve güzel bir dünyada
Sararırken bir başına eski güneş
Yıldızımız uzak bir iklimde
Bir tüfek olacaktır. Bir tüfek
İnsan tükenir sanırım bir çiçeğe durmadan baksa bile
Bir güzel aşk okusa bile
Biz nereden tükeniriz adımız Saydam
Hele akşam oldu muydu çok daha saydam
Kapanır gideriz sözlükteki bir aşk anlamına
Ve tabancamız yok
Bilmeyiz silahı yerinde kullanmayı
Kim bilir silahı yerinde kullanmayı
Dağlı aşklardan ve kan davalarından başka?
Ve kadınını bir alet gibi güzel kullanan
Kucağında iki yaşında bir çocuk
Kocaman bıyıklı bir adam.—