Azra Urgun

Azra Urgun
@Azraurgn

Azra Urgun

, bir kitap okudu
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Ivan Turgenyev
8/10 · 55,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 23:55
Garip bir ütopya içerisine düştüğümüz bu başarılı eseri bitirdiğim andan itibaren , ve tabi kitabı okurken de , bir sorgulama yapıyorsunuz iç sesinizle. Gerçekten çok etkileyici bir kitap herkese en az bir kere okumasını tavsiye ediyorum ben bir kere daha okuyacağım. Gerçek yaşamdan dışarı çıkıp aslında tam olarak nerede olduğumuzu, nelere sahip olduğumuzu gerçek aidiyet duygusu etrafında dönen bu muhteşem kitap için @alperkul ' a teşekkür etmek istiyorum yeniden vicdanımı bir sorguya çekmemi sağladığı için.
DışarıdakilerAlper Kul · İnkılâp Kitabevi · 2020118 okunma
Dışarıdakiler - Alper kul * "Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut." * "Araf gibi bir yer. Hiçbir yere ait değil. Ama gördüğüm her şeyden daha güzel." * Her bellek yaşadığı mutlu anları daha çok hatırlıyor. Hayatta kalabilmek için savunma mekanizmasının geliştirdiği bir önlem olarak acının hafızası olmuyor. Unutmuyor ama alt belleğe atıyor. * "Acılarla yüzleşmek insanı güçlendirir kızım. Önemli olan ümitsizliğe düşmemen. Umut etmen son nefesine kadar seni ayakta tutar. Unutma insan dediğin acıları kadar güçlüdür." * "İnsan hududunu kendi bildiği yere çizer kızım. İnsan gönlü kadardır. Devredeceğin tenden sana ne ? Ben, sırra vakıf olandır." * Adamın tek bildiği iletişim yolu konuşmaktı. Ama bir insan sadece konuşarak karşısındakiyle nasıl anlaşabilirdi ki ? Duygularını nasıl aktaracaktı ? Konuşmak iletişim yolları arasında en zayıf olanıydı. Neticede konuşmak, ağızdan çıkan sesleri birbirine bağlayarak, her duyguya karşılık gelen bir kod üretmekti. Birisi tecrübe ettiği çok etkili bir duyguya, misal, A-Ş-K sesleri çıkartarak ifade ettiğinde, kodu işiten karşısındaki de kendi yaşanmışlıklarından bu kodun karşılığını bulup, bir duygudaşlık yaşamaya çalışıyordu. Kişinin karşısındakini anlama kabiliyeti kendi yaşanmışlıkları kadardı. Yani kimse konuşarak tam anlamıyla duygularını karşısındakine aktaramazdı. * "Ölmek insanın özüne kavuşması. Ruhunu devretti. Niye üzülesin ki ? Ölür ise tenler ölür, canlar ölesi değil." * Toprak sürerken dikkat gerek. Hayvan bakarken saygı gerek. Varlıkla insan birdir. Her şey birdir. O bir ki, birlikten oluşur. Biz ne isek onlar da O'dur. Onlar ne ise biz de O'yuz. Anlayacağın dilde diyeyim: Hayvana, ağaca, taşa zulmeden gün yüzü görmez! * "İnsana rehberlik eden şey 'dert' tir. Bi şey yapmak için hevesi, derdi, aşkı içinde

Azra Urgun

, bir kitap okudu
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2021 3. kitabı
Alper Kul
8.5/10 · 118 okunma
Yarayla alay eder, yaralanmamış olan. (Juliet yukarıda pencerede görünür.) Dur, şu pencereden süzülen ışık da ne? Evet, orası doğu, Juliet de güneşi! Yüksel ey güzel güneş, öldür şu kıskanç ayı, Bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden Sen ondan çok daha güzelsin diye. Kıskandığı için vazgeç ona bağlılıktan, Sayrılı ve toydur bakirelik giysisi. Soytarılar giyer bunları ancak Sen çıkar bu giysileri, at üzerinden. Kadınım benim, ah benim sevgilim bu! Ne olur ah, bilseydi sevgilim olduğunu! Konuşuyor, ama bir şey de demiyor; Ne çıkar anlatıyor ya gözleriyle Karşılık vereceğim ben de! Amma da yüzsüzüm, konuştuğu ben değilim ki. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: Biz dönünceye dek siz parıldayın, diye. Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; Utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı, Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı. Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte, Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı. Bak, nasıl da dayamış yanağını eline! Ah, eline giydiği eldiven olaydım da dokunaydım yanağına. | Romeo ve Juliet, William Shakespeare