Karada gemi yapan Hz. Nuh'un kıssası, etrafın lafına değil işine bakmanın sembolüdür. Eleştiriler yapıcı değil de bizi yaptığımız işten vazgeçirmeye, pısırıklaştırmaya, ezik hissettirmeye yönelikse ve kendimizi güçlü bir Müslüman olarak hissetmemize engel oluyorsa bunları dikkate almamayı öğrenmek için Hz. Nuh'u ve Hz. İbrahim'i hatırlamak bize çok yardımcı olacaktır.
Bir görevi ifa ederken ne zaman hakikati dile getirsek alay ve inkârla karşılık gördüğümüzü düşünelim. Bir müddet sonra sinirlenip vazifemizi terk etmeyi aklımızdan geçiriyorsak kimi hatırlamalıyız? Hz. Yunus'u.
Görevimize sebatla devam etmemiz gerekirken çevreden gelen hakaret ve alaylara aldırmamak için kimi örnek almalıyız? Hz. Nuh'u.
Bir vazifeye devam ederken kendimizi ezik hissetmek nerede, "Ben şu anda Hz. Nuh gibiyim." diye düşünmek, güç ve otoritenin tehdidi karşısında korkusuzca Hz. İbrahim gibi izzetle dimdik durmak nerede?
İnsanın hissettiği duyguya göre duruşu da değişir. O kadar güçlü bir kişiliğiniz olur ki muhataplarınızın sizden etkilenmesi için çok şey söylemenize gerek kalmaz.
Huneyn Savaşı'ndan sonra ganimet dağıttığı sırada … Dağıtımdan hoşnut olmayan bazı Medineli gençler, "Muhammed akrabalarını buldu, bizi unuttu." dedi. Ravi diyor ki: "Bu sözler üzerine Peygamber o kadar kızdı ki alnındaki damarlar kabardı. Fakat sonra kendi kendine, 'Musa'ya kavmi bundan daha ağırını söylemişti de o sabretmişti.' dedi."
Efendimiz (sav) burada bir anlık öfke ve hayal kırıklığıyla hareket etmemiş, Hz. Musa'yı kendine örnek almış, ilkeleriyle hareket ederek sakinleşmiş ve gerekeni yapmıştır. Kıssaların işlevi budur. Bir olay ânında gereken model, hafıza arşivinden çıkarılarak örnek alınır. Bu sebeple kıssaları çok iyi hazmedersek günlük hayatın içerisinde, ihtiyacımız olduğu anda onları hatırlayabilir ve örnek alabiliriz.
Hz. Musa örneğiyle korkularımıza rağmen yolumuza nasıl devam edeceğimizi,
Hz. Adem örneğiyle hatalarımızı nasıl telafi edeceğimizi,
Hz. Nuh örneğiyle bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu,
Firavun'un hanımı Hz. Asiye örneğiyle şartlar ne olursa olsun inancın korunabileceğini,
Hz. Lut örneğiyle kötülük ne kadar yaygın olursa olsun dirençle karşı koymak gerektiğini,
Hz. Meryem örneğiyle görünenin aldatıcı olabileceğini ve hayatımızı dürüst bir şekilde sürdürebilmek için gereken pek çok niteliği ahlakımıza nasıl kazandırılabileceğimizi öğreniriz.