Seyma karasu

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Mustafa Kemal, Amasya'da uzun sakallı birisiyle karşılaşıyor, "Sakalının uzun olması daha dindar olduğunu göstermez. Biraz kessen," gibi bir şey söylüyor. Adam "Yok, ben sakalımı kesmem," diyor. Tabii Mustafa Kemal stratejist bir şahsiyettir, ona Afyon Valiliği'ne tayin çıkartıyor ve adam vali olduğunu öğrenince sakalını kesiyor. Mustafa Kemal de "Menfaati için sakalını kesenden vali olmaz," diyor ve adamı görevden alıyor.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Napolyon'un suçu başkasına atması, kendini övmesi ve temize çıkarması bir propaganda yöntemidir. Buna psikolojik savaşta "beyaz propaganda" denir. Seçilmiş doğruları alırsınız, 1000 defa tekrarlarsınız. Bu bir kalede delik açmak gibidir. Bir kalede delik açtığınız zaman, o deliğe 1000 defa top attığınızda o delik büyür ve oradan girersiniz.
Sayfa 151·Kitabı okudu
İnsanı hata yapmaktan koruyan iyi niyeti, vatanseverliği yahut dindarlığı değildir, hesap verebilirliğidir. Kur'an-ı Kerim'in ilk sûresi olan Fatiha'da "yevmiddin" (din günü) diye geçiyor. Din kelimesinin Arapça karşılığı "hesap vermektir. Dolayısıyla din günü derken hesap gününü ifade ediyor. Yani "İyilerden mi olacaksın, kötülerden mi? Din gününü, hesap gününü düşün." diyor. Hepimizin içinde küçük bir Firavun vardır. O Firavun, ortamını bulduğu zaman insana etrafındaki şeylerle başarı körlüğü yaptırıyor. Bir gün Mevlânâ'ya talebelerinden biri Firavun'u öyle kötülüyor ki Mevlânâ sonunda şöyle diyor: "Firavuna verilen imkânlar verilseydi sen sana Firavun olmayacak mıydın?" Allah bize O'na kafa tutma özelliği vermiş, bu yüzden içimizde potansiyel bir Firavuna sahibiz ama bu duygumuzu terbiye etmeliyiz. Peygamber Efendimiz bir savaştan dönerken "Küçük cihat bitti, şimdi büyük çihat başlıyor," buyuruyor. "Büyük cihat nedir ey Allah'ın Resü lü?" diye sorduklarında "Nefisle cihat,” diyor. İçimizdeki kötücül parçayla cihadı kastediyor. Zira insanın içinde hem iyicil hem de kötücül parça vardır. Hayvan Çiftliği'ndeki bu hayvanlar da kötücül parçanın kanser gibi nasıl yayıldığının çok güzel örneğidir.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Hitler, Nazizm diye bir doktrin geliştirip kitap yazıyor ve beş milyon gelenekçiye dağıtıyor. Kitabının ana fikri nedir? "Biz üstün ırkız," diyor. Fransızlara ve İngilizlere "Zenginleşmek üzere olan ırk," diyor. Türklere ve Japonlara ise "Kültür taşıyıcısı," diyor. Darwin'in biyolojide geliştirdiği kuramı alarak sosyal politikaya, politik bilimlere uyguluyor ve bununla toplumu ikna ediyor. Topluma ırkçılığı, Nazizm'i ideoloji olarak benimsetiyor ve ortak bir dil oluşturuyor.
Sayfa 143·Kitabı okudu
...diğer mevzu ise hayvanlar çiftliği büyük bir mücadele sonucunda elde ettikten sonra çiftliğin yönetiminde söz sahibi olan kimselerin, savaşta performans gösterenler ve emek verenler değil de yönetime yakın grup olmasıdır. Burada tipik otoriter yönetimlerde biat edenlerin, yönetimin hoşuna giden kişilerin önünün açılması ve asıl emek verenlerin görülmemesi, yani bir başarı körlüğü söz konusudur.
Sayfa 142·Kitabı okudu