Önce "vaka-i adiye" dediği kadın cinayetlerinden başladı. Sokak ortasında eski kocasının bıçakladığı genç kadın, bir polisin beylik tabancayla karısıı vurup sonra intihar ettiğini belirten haber ve resim; böyle uzayıp gitti.(Huzursuzluk-20)
Hiçbir kadın cinayeti doğrusu hiçbir cinayet alışılmış kelimesiyle aynı cümlede kullanılarak normalleştirilmemelidir.
Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir Bildiğin o hırs,haris,ihtiras,muhteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürüir de yürür;o kadar dayanıklıdır yani,Ama bunları çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.Keskin diken devenin ağzında yaralar açar,o yaralardan kan akmaya başlar.Tuzlu kan tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar,kanadıkça yer,bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim,hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdiğünü anlamaz. Kendi kanın tadından sarhoş olur.
Hastalık acısının sadece insanın bedeni değil aynı zamanda ruhu üzerindeki tesirlerini hatta yaşantısının en ücra ayrıntısını bile şekillendirdiğini yaptığı betimleme ve içinde bulunduğu olayları bize hissettirerek kitabın kahramanıymışız gibi bize aktarmış yazar.Kitabın sonunda kahramanın söylemi olarak yazılanın aksine büyük bir hastalık geçirmeden de her şeyi anlayabilmek bunu edebi bir dille anlatan bir yazarla ve empati duygusu gelişmiş birinde mümkün olduğunu düşünüyorum.
Kitapta bundan sonraki hayatımda bakış açımı en çok değiştirecek cümle ise şuraya eklemeliyim:"
"Amputation"lar bence hekimliğe dahil bir iş değildir, bunu kasaplar da yaparlar ve bir balta vuruşta bir uzvu uçururlar. Biz, biraz tendürdiyot süreriz ve biraz da kloroformla hastayı uyuturuz. Farkı budur. Doktorluk, bu bacağı ve bu gençliği kurtarmaktır."
Bunu sadece hekimlik üzerinden düşünmemek gerek tabi.Herhangi bir alanda eğitim veren bir eğitmenin karşısındaki "bundan bir cacık olmaz" diye tabir ettikleri bireyi fark etmesini,desteklemesini bir yerlere varmasını aracılık etmesi olarak düşünmek gerek.