Eğer Allah sana bir keder ve sıkıntı verecek olursa, onu Ondan başka kaldıracak olan yoktur. Eğer O sana bir iyiliğin gelmesini istemişse, o zaman da Onun ihsan ve ikramını engelleyecek hiç kimse yoktur. O, onu kullarından dilediğine bahşeder. O, çok bağışlayan, çok acıyandır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rivayete nazaran bir vaiz kürsüde kıyamet ahvalini anlatmaktaydı. Cemaatin arasında Şeyh Şibli Hazretleri de vardı. Vaiz, sohbetinin sonuna doğru Cenâb-ı Hakk'ın kabirde soracağı suallerden bahisle:
"İlmini nerede kullandın, sorulacak! Malını mülkünü nerede harcadın, sorulacak! İbadetlerin ne durumda, sorulacak! Haram-helâle dikkat ettin mi, sorulacak!.. Bunlar sorulacak; şunlar da sorulacak!.." diye uzun uzadıya birçok husus saydı.
Bu kadar teferruata rağmen meselenin özüne dikkat çekilmemesi üzerine Şibli Hazretleri, vâize şöyle seslendi:
"Ey vâiz efendi! Allâh Teâlâ o kadar çok suâl sormaz. O sorar ki: Ey kulum! Ben seninleydim, sen kiminleydin!.."
İnsanoğlu, imtihan için geldiği bu gurbet diyârından ayrılırken ebedî bir âlemin kapısından içeri girmektedir. Ancak o âle-min iki kapısı vardır ki, biri hüsrâna diğer saâdete çıkar. Kulun hangi kapıdan geçeceğini ise, onun bütün bir ömrünü hulasa eden Son Nefes'i belirler.