“Hissetmek ne renktir acaba.?”Küçükken uzun kollu sweetleri başımdan çıkartmaz, tam alnımda bone gibi tutar işte saçlarım derdim. Sweetin iki kolu ve gövdesini örer, up uzun örgülü saçlarım olduğunu hayal ederdim. Hep bi Tomb Raider hayranlığı..Şimdi saçlarımı ördürdüğümde de ayrı bir sevinçli oluyorum o yüzden. Bu çocukluk cidden gökyüzü gibi bir şey galiba, hiç bir yere gitmiyor. Peki çocukken hissetmekle, bugün hissedilenler neden bam başka renkler?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu kitabı okuduğum zaman ilk düşüncem Ahmed Arif’in gerçek bir insan olup olmadığı, senin benim gibi, doğup büyüyen var olan bir insan olmasının aslında ne kadar da az rastlanır bir şey olduğuydu. Çünkü böyle sevmek; kendinden soyunup, her şeyini bir kenara koyup tümüyle O’na yer açmak pek mümkün bir şey gibi gözükmemişti. Sonra sonra Ahmed Arif için “sevmek” çıtasını bu kadar yükseltmeseydi keşke dedim ve Leyla’ya istemsizce biraz öfkelendim.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma