Gerek şimdi gerekse eski zamanlarda güvene dayanarak kabul edilen ve dış baskıyla sürdürülen din kuralları, bu kurallara zıt bilgilerin ve yaşam deneyiminin etkisi altında yavaş yavaş eriyor ve insan, kendisine çocukluğundan itibaren açıklanan din kurallarının çoktandır izi bile kalmadığı halde, uzun bir zaman boyunca bu inanç kurallarının kendisinde bir bütün olarak bulunduğunu zannederek yaşıyor.
Bence bu kopma çoğunlukla şu şekilde oluyor: İnsanlar herkesinki gibi bir yaşam sürüyor, ancak herkes, bırakın dini kurallarla bir ortaklığı olmayı, büyük ölçüde onlara zıt esaslara göre yaşıyor; din kuralları hayatın içine katılmıyor, başka insanlarla ilişkilerde hiçbir zaman bu kurallarla yüz yüze gelinmiyor ve kendi yaşamlarında da insanlar bunları yerine getirmiyor; bu din kuralları yaşamdan uzak, yaşamdan bağımsız bir yerlerde ilan ediliyor. Yüz yüze gelirsen de sadece yaşamla bağlantılı olmayan, yüzeysel, harici bir olgu olarak yüz yüze geliyorsun.