Aylara Öztürkçe adlar aranırken çiftçilerin zamanı düşünülmüş olmalıydı, gelecek hiç gelmeyecekmiş gibi, robotlar çağı hiç yaşanmayacakmış gibi, topraklar ve sular zehirlenmeyecekmiş, zaten gaddar İnsanoğlu daha da gaddarlaşmayacakmış, dünyayı şehirler- metrolar_ gökdelenler sarmayacakmış gibi zamanın toprağa bağlı olduğu, zamanı ancak doğanın belirleyebileceği sanılmış olmalıydı.Ama öyle olmamıştı. Zamanı Doğa değil hızlı koşan hayat belirliyordu
Hayat bazen zamanı bile geçiyordu Öyle hızlı bir koşmak içindeydi dünya.
Adil olmayan birine iyi denir miydi ondan da emin olamadı. Düşündü, adil olmak için iyi olmaya gerek yoktu ama iyi olmak için adil olmak şart gibi geldi ona.