Bazen çocukça sorular soruyordu Şeyh Efendi'ye:
-Burası çok huzurlu, günah işlemediğiniz için mi bu kadar huzurlu burası? Sırrınız, günah işlememek mi? Şeyh Efendi gülmüştü:
- Hayır, demişti, burada bir huzur varsa onun sebebi hiç kimse için bir hüküm vermememizdendir.
Tekkenin kapısı herkese açıktır, demişti Şeyh Efendi, biz kapımızdan gireni hep aynı sevgiyle karşılarız. Bizim vazifemiz günahkârları cezalandırmak değil, kim günahkâr, kim değil buna karar vermek de bizim haddimiz değil, bu seninle Rabbin arasında... Bizim vazifemiz sana doğru yolu göstermek, o yolu bulursan ne ala, seviniriz, bulamazsan senin için üzülürüz... Hem iyi bir Müslüman, "günahkâr mı” diye sormaz, “iyi bir insan mı” diye sorar, iyi bir insansan kim olursan ol bir gün iyi bir Müslüman olacağına inanırız...
-Benim iyi bir çocuk olduğumu sizden başka kimse bilmiyor, siz nereden biliyorsunuz?
-Acı çekiyorsun oğlum... Acı çektiğini görüyorum... Oradan biliyorum.
Rabbimiz, bütün kullarına böylece, kaderiniz diğer insanlardır, diyor... Hepinizin kaderi birbirine bağlı... Hiçbiriniz tek başınıza kurtulamayacaksınız, kurtulacaksanız birlikte, heder olacaksanız gene birlikte... Belki de büyük imtihan budur, ademoğlunun bu bağı anlamasını bekliyor... İstiyor ki yarattıkları bu mükemmelliyete erişsinler, bu kemale varsınlar