İnsan böyle bir şey. Nerede hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm.
Bak, büyümüşüm işte. Yıkamış, giydirmiş, yedirmiş. Ama “Bunu da sev” dememişler. “Al bu çocuğu, bunu da sev” deseler belki beni de severdi. “Bak ve sus” demişler, o da duyduğunu yapmış.
Yapayanlış örülmüş bir hırka giymişim yıllardır, onunla ısınmaya çalışmışım gibi hissediyorum kendimi. Babam anlattıklarıyla o hırkanın bütün ilmeklerini söktü. Eline yumağı dolayıp yavaş yavaş bütün üstümdeki hırkayı, çırılçıplak kaldım.