"Peki annesi, kendi çocukluğunda başına gelen şey yüzünden bütün şefkatini kendi kızından esirgediği ve kızını reddettiği için, ona çok az dokunuyorsa ne olur? O zaman o kız çocuğu, şefkate o kadar açtır ki, acil bir ihtiyacın karşılanması olarak neredeyse her türlü fiziksel temasa minnet duygusuyla yaklaşacaktır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"En başından beri, annemle babam, kendi ebeveynlerinin onlardan esirgediği takdiri, dikkati ve sevgiyi onlara verme yönündeki üstü kapalı görevi bana vermişti. Bu çaba başarılı olsaydı, kendi gerçeğimden, kendi duygularımın hakikatinden vazgeçmem gerekecekti. Bu çabalara rağmen, derin suçluluk duygularına mahkûm oldum, çünkü bu görev, boyun eğemeyeceğim bir görevdi."
"Çocuğun tatmin edilmemiş doğal ihtiyaçları, sonrasında terapistlere, eşlere ya da kendi çocuklarımıza yöneltilir. Bu ihtiyaçların gerçekten görmezden gelindiğine, hatta muhtemelen onları bastırmak zorunda kalacağımız şekilde ebeveynlerimiz tarafından ayaklar altına alındığına inanamayız. İlişki kurduğumuz başka insanların nihayet aradığımız şeyi bize verebileceğini, bizi anlayacağını, destekleyeceğini, bize saygı duyacağını ve hayatın getirdiği zor kararlardan bizi kurtaracağını umarız. Bu beklentiler, çocuklukta yaşanan gerçeğin inkâr edilmesiyle beslendikçe, onlardan kurtulamayız."
"Çocukluk anılarının olmaması, içinde ne olduğunu bilmediğiniz büyük bir sandığı sürüklemeye mahkûm olmaya benzer. Yaşlandıkça sandık ağırlaşır ve onu açmak için daha da sabırsız hale gelirsiniz."*
"Çocukluklarında sevilen insanlar, bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir, onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur. Bir emre itaat, asla bir sevgi doğuramaz."