BerRa DURMAZ

Her harfin kendine özgü bir sesi olduğunu, kağıdın üzerinde bir araya gelerek sözcüklerin bir fikir, bir hikaye anlattığını açıklamıştı. Sihir gibi, diye düşünmüştüm. İnsan bakmayı bilirse sihir her yerdeydi.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tarihi bu kadar büyüleyici bulmamın nedeni tam olarak buydu: Bu şişeyi son tutan kişiyle aramda asırlar olabilirdi ama ikimiz de parmaklarımızın arasında aynı serin camı hissetmiştik. Sanki evren o kendine has tuhaf ve saçma tarzıyla bana ulaşıyor, bir zamanlar geçip gitmiş dönemlerden kalma önemsiz parçalar karşısında duyduğum coşkuyu hatırlatıyordu.
On iki dakika. Bir ömrün içinde ufacık ama onun akışını değiştirmeye yetecek bir parça.
James yanıt vermemişti, sessizliği en az bir itiraf kadar yıkıcıydı.
Bir kadının kendini bir dertten -üçkağıtçı bir koca mesela- kurtarması diğer tüm dertlere bağışıklığı olduğu anlamına gelmezdi.