Epidaph

Epidaph
Sonsuzluğa açılan kabına sığmayan bir hiçliktir düşlerim.
Düşüncelerimizi toparlayamadığımız ve yenilmiş olarak "cıvalıklarına" boyun eğdiğimiz zaman, dünya sis gibi dağılır; onunla birlikte biz de; öyle ki, cezir halindeki bir denizin kıyısında, başka bir hayatta yazılmış kendi anılarımızın okunuşunu dinler gibi oluruz...
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam
Olumlamanın gücünü kötülüğün doluluğu, acı ve elem olmayan şeyden " çıkarmak" çirkin ve kabadır: İyimserlik ruhu alçaltır, çünkü hummadan, yüksekliklerden ve baş dönmelerinden türemez; gücünü hayatın gölgelerinden almayan bir tutkuymuş gibi...
Sayfa 26·Kitabı okudu
Her dokunduğum şey kedere boğulsaydı, göğe atılan kaçamak bir bakış bile ona acıların rengini verseydi, etrafımda kuru göz bile kalmasaydı, bulvarında, güneşin elemden sarhoş olmak için adımlarımın gölgelerini emdiği devedikenleri üzerindeymiş gibi yürüyor olsaydım, işte o zaman hayatı gururla olumlamaya hakkım olurdu.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Benim derdim kusursuzluk değil. Ben sadece kendim gibi hissedemiyorum. Her şey “olması gerektiği gibi” ama ben o düzenin içinde kaybolmuş gibiyim.