Her dokunduğum şey kedere boğulsaydı, göğe atılan kaçamak bir bakış bile ona acıların rengini verseydi, etrafımda kuru göz bile kalmasaydı, bulvarında, güneşin elemden sarhoş olmak için adımlarımın gölgelerini emdiği devedikenleri üzerindeymiş gibi yürüyor olsaydım, işte o zaman hayatı gururla olumlamaya hakkım olurdu.