Zeynal Yıldız

Zeynal Yıldız
Türkçe Öğretmeni
Lisans
21 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
HER ŞEY SEN DE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif... Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Vatanın Tarihi
Göründü memleketin iç yüzü, çöktüyse temel. Şimdilik harice karşı yüzümüz olsa dahi Yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın. Tükürür zannederim çehremize, vatanın tarihi. Neyzen Tevfik
Bir kadeh şarap
Çiçek açan ağaçların altında,bir kadeh şarap Hiç dostum yok, öylece yalnız içiyorum Kadehimi parlak ayın şerefine kaldırıyorum Ay, benim gölgem, bir de ben, üç kişiyiz O güzel Ay,ne yazık ki, şarap içkicisi değil Gölgem nereye gitsem koşturup duruyor Fakat, ay hala dostum, gölgem ise kölem Bahar harcanıp geçmeden evlenmeliyim Ona söylediğim şarkılara ay da katılıyor Dans ederken gölgeler kıvrılıyor,bükülüyor Ayıkken üçümüzde bayağı çok eğlendik Şimdi sarhoşuz, herkes kendi yoluna Ölümsüz dostluğumuzu ebedi paylaşacağız Sonunda göğün bulutlu nehrinde buluşacağız. Li Bai
Kaplan Kaplan
Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında Işıl ışıl yanan parlak yalaza, Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, Kurabildi o korkunç simetrini?   Hangi uzak derinlerde, göklerde Yandı senin ateşin gözlerinde? O hangi kanatla yükselebilir? Hangi el ateşi kavrayabilir?   Ve hangi omuz ve hangi beceri Kalbinin kaslarını bükebildi? Ve kalbin çarpmaya başladığında, Hangi dehşetli el? ayaklar ya da   Neydi çekiç ya zincir neydi? Beynin nasıl bir fırın içindeydi? Neydi örs ve hangi dehşetli kabza Ölümcül korkularını alabilir avucuna? William Blake
Şiir
bu gece
Seni sormak için otuz kapının Eşiğine varıp durdum bu gece Seksen üç haneyi gezip dolandım Viran oldu gönül yurdum bu gece Aradan da deli gönül aradan Bir çift göz göründü geçtim oradan Yüz ondört kez berat verdi yaradan Fermanı kendime sordum bu gece Gece gündüz dönüp duran pervane Senin için oldum deli divane Saraylara baş kaldıran virane Yamacına çadır kurdum bu gece Belki ayyaş belki derviş deliyim Sefaiyem ben nereden biliyim Tut elimden gayrı sana geliyim Yıldızlara badal vurdum bu gece. Aşık Sefai
Şiir