Zeynal Yıldız

Zeynal Yıldız
Türkçe Öğretmeni
Lisans
21 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Reklam
Eylülün üçü beşi on altısı gelip de sızlatma yüreğimi.
30 Ağustos Zafer Bayramı
Ülkemin 101. yıl olarak Zafer Bayramımızı kutladığını görmek gelecek için ekilmiş ve nice ekilecek tohumların olduğunu gösteriyor bana. Umarım en kısa zamanda öz değerlerine sahip çıkan ,milli bilinçle küresel dünyayı anlayan onu kendi, değer yargılarının süzgecinden geçirip ortaya ürünler koyan yaratıcı, ileri görüşlü, adalet, hoşgörü, liyakat, saygı ve sevgi temelli bireyler olarak yeni bir çağda bayramımızı tekrar kutluyorum.
Otuz Beş Yaş
Otuz Beş Yaş Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu,
"En kıymetli sesi duyamamak nasıl bir körlüktür bu." Son zamanlarda izlediğim bir filmde geçen bu çarpıcı cümle kulaklarımı acı bir edayla inletip duruyor.
Reklam