Zeynal Yıldız

Zeynal Yıldız
Türkçe Öğretmeni
Lisans
21 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
KOŞARADIM
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz. Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize. Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı Küçük çıkarların büyük kurnazları Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst Dışa vurmayı duygularınızı Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış. Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim -Ki bu en büyük kötülüktür size- Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz. Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz. Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
Şiir
Reklam
Okumak
Okumak sadece bir kitabı okumak değildir. Bir kuşu ,ağacı, yemeği;çocuğu, kadını,erkeği taş ustanının yaptığı örüntüyü , karşıdaki insanın duygularını da okumaktır okumak.
Felsefe-Düşünce
Bir İnce Gece
Demir ökçeler vuruyor ayağıma Gecenin tarumar sokaklarında Yürüyorum hafif bir kanla Fabrika lambalarının loşunda Başım ve kalbim birbirinden Bağımsız yönde Evet kafam dünyalar ötesine uzanmışken Kalbim mengene arasına Konulmuş bir taş adeta Çift taraflı baskı Delmek üzere Pürüzlü yüzeylerini kalbimin Ve sen petunya unuttuğumu mu İddia ediyorsun O güzel günleri Kahverengi gözlerini Saçının rengini Sevginin berraklığını Kokunu unuttum mu diyorsun Hayır asla Ey benimle aynı yöne bakan Kadın Kalbininin derinliğinde yatan En gizli hislerini dâhi gören ben Hissediyorum Sana dair ne varsa İşte burada kanlı, canlı Yaşıyor işte bak Bak ve gör Gökyüzüne saçılmış olanı .
gözlerin düşer aklıma
Üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim Kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm. Ne senin o dilsiz uzaklığın Ne benim bu rezil gerçeğim Bir çift kanat kesilir gövdem Çıkar gelirim; esmerliğine senin Günışığı giyinmiş o sıcacık tenine. Akşam yüzüme yüzüm sulara Bir korku gölgesi gibi vurdukça Düşerine sığınırım senin, aydınlık Anılarına.. Gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin Saçların, avuçlarıma Alırım, tel tel sarınır Isınır avunurum... Şükrü Erbaş
Şiir