“Hayat başlıyordu… ama ölüm geldi.”
Paul Kalanithi’nin Son Nefes Havaya Karışmadan adlı kitabı, yalnızca bir doktorun değil, aynı zamanda bir insanın hayatla, ölümle, kimlikle ve anlamla yüzleşmesinin içten bir anlatısı. En çok da beni etkileyen; yıllarca başkalarının hayatı için mücadele eden, onlara umut olan bir beyin cerrahının, kendi bedenindeki amansız hastalığa karşı çaresiz kalışıydı.
Bir yanda bilimsel soğukkanlılıkla kabulleniş; diğer yanda, her insan gibi korkularla, hayal kırıklıklarıyla gelen kırılganlık… Paul, her iki haliyle de hem çok güçlü hem de çok gerçek. Ve belki de en çarpıcı olanı, “hayat tam başlıyordu” dediği anda, veda etmeye başlaması.
Kitabın her satırında ölümün gölgesine rağmen yaşamı kucaklayan bir tutku var. Ölümle yüzleşirken bile yaşama katkı sunma çabası, eşsiz bir iz bırakıyor. Bir doktorun, bir düşünürün, bir eşin, bir babanın gözünden hayatın anlamına bakmak için çok derin, çok dokunaklı bir yolculuk bu.
“Ölümle yaşamak, onu kabullenmek değil, onunla dans etmektir.”
“Hayat ne kadar kısa olursa olsun, anlamı o kadar büyüyebilir.”
Herkese değil ama bir gün herkesin ihtiyacı olabilecek bir kitap…