Tanrım; bu nasıl gerçek böyle! Böyle bir gerçeğe kim inanır? Hem çıkarıp cebinizdeki bütün parayı son kuruşuna kadar başkalarına verin, hem de para için birini öldürün!
Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey anlatımın sadeliği oldu. Ama bu sadeliğin içinde çok büyük duygular var. Cezaevi gibi ağır bir ortam bile bir çocuğun diliyle anlatılınca daha farklı bir anlam kazanıyor. Barış’ın her şeyi anlamaya çalışması ve buna rağmen umutlu kalması beni çok etkiledi.Özellikle uçurtma sahnesi bu kitabın en çarpıcı anlarından biriydi. Uçurtmayı vurmasınlar demesi aslında sadece bir uçurtma için değil. Özgürlük için söylenmiş bir söz gibi geldi bana. Bir çocuğun bile bunu fark etmesi insanı düşündürüyor.Bu kitap bana masumiyetin ne kadar değerli olduğunu ve bazı gerçeklerin çocukların gözünden daha net görülebildiğini gösterdi. Aynı zamanda adalet ve özgürlük kavramlarını da sorgulamama neden oldu. Bu kitabı okurken gerçekten hissetmek isteyen herkese öneririm.