O günler tüm zamanların hem en iyisiydi hem
de en kötüsüydü. Hem bilgeliğin hem de aptallığın dönemiydi. Hem inanç çağıydı hem de inançsızlık çağıydı. Bir yandan umudun baharı yaşanırken, bir yandan da umutsuzluğun kışı yaşanıyordu. Gelecek için her şey vardı. Hepimiz cennete gidiyorduk ya da tersine cehenneme. Kısacası o dönemler şimdiki döneme benziyordu ki ….
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.