Baki Eren

Baki Eren
@BakiEren
61 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Ölümü bilerek yaşamak
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
“Ölümü bilerek nasıl yaşar insan; geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür?” demişti Şükrü Erbaş. Benim de babam kanserden öldü. Ama yazar gibi, son anlarında yanında olamadım; üniversitedeydim o zamanlar. “Korkacak bir şey yok,” diyor Georgi Gospodinov. Diyor ama insanı korkudan hüzne, endişeden çaresizliğe sürükleyip duruyor. Bahçıvan babasını anlattığı bu anı–deneme romanında okura ölümü ve kanser hastalığını iliklerine kadar hissettiriyor. Bu kadar derin ve güzel yazılmış olmasına rağmen, Bahçıvan ve Ölüm herkesin okuyup kaldırabileceği bir kitap değil. Melih Cevdet’in yaptığı gibi, rahatını kaçırmak istediklerinize gönül rahatlığıyla okutabilirsiniz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Reklam
Bir Ailenin Hikâyesinden Bir Yüzyılı Okumak
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Bazı biyografiler, akademik kaygılarla yazıldıkları için edebî nitelikten yoksun kalabiliyor. Hâliyle bu tür kitapları okumak da pek keyif vermiyor. Thomas Mann ve Ailesi bu kategoriye dâhil edilemeyecek bir kitap. Bir akademisyen olan Tilmann Lahme, aile üyelerinin yazdığı mektuplardan ve tuttukları günlüklerden derlediği cümlelerle Mann ailesinin yaşamını adeta romanlaştırmış. Üstelik bunu yaparken kişisel yorumlarını metne hiç katmamış. Bu titiz ve geri planda kalmayı bilen çalışma, Lahme’nin büyük bir övgüyü hak ettiğini gösteriyor. Kitap, birçok açıdan okura geniş ufuklar açıyor. Almanya ve Avrupa tarihi, Hitler ve İkinci Dünya Savaşı, demokrasinin gelişimi, aile olma hâli ve göçmenlik bu başlıklardan yalnızca birkaçı. Konular çoğunlukla siyasi görünse de kitabın odağında daima insan var. Kimi zaman Thomas Mann, kimi zaman büyük oğlu Klaus, kimi zaman da eşi ve diğer çocuklar anlatının merkezine yerleşiyor. Mikrofonun bu şekilde elden ele dolaşması, okura olaylara farklı pencerelerden bakma imkânı sunuyor. Göçlerden sonra yaşama tutunma çabası, her seferinde yeniden başlamak, kabul görmek ve babanın gölgesinden kurtulmak çocukların ortak mücadelesi olarak öne çıkıyor. Kitap, dikkatli okura burada sayılanlardan çok daha fazlasını sunuyor. Üstelik benim gibi hiç Thomas Mann kitabı okumamış olmak, bu eseri okumak için bir engel oluşturmuyor. Tilmann Lahme, bu çalışmasıyla yalnızca bir aileyi değil, bir yüzyılın insanla imtihanını görünür kılıyor.
Thomas Mann ve AilesiTilmann Lahme · Can Yayınları · 202225 okunma
Uğultulu Tepeler’den Hareketle: İyilik, Kötülük ve İnsan
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Uğultulu Tepeler çoğu zaman tutkulu bir aşk ya da yıkıcı bir intikam hikâyesi olarak anılır. Oysa roman, bundan çok daha fazlasını; insanın potansiyelinin hangi koşullarda neye dönüştüğünü sorgulayan derin bir ahlâk metni olarak okunmayı hak eder. Roman, karakterlerini iyi ve kötü etiketleriyle rahatça yerleştirmemize izin vermez; aksine, insanın çevresiyle, karşılaştıklarıyla ve verdiği kararlarla nasıl biçimlendiğini gösterir. Korunmuş İyilik ve Hayatla İlk Çarpışma: Küçük Cathy Küçük Cathy, Thrushcross Grange’ın korunaklı dünyasında, “küçük hanım” diye hitap edilerek, hayatın sert yüzüyle temas etmeden büyütülür. Bu masumiyet gerçeklikle sınanmamıştır; iyilik vardır ama tecrübe yoktur. Roman, hayatla temas etmemiş bu tür bir iyiliğin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serer. Cathy’nin Heathcliff dünyasıyla karşılaşması, masumiyetin ilk büyük sınavıdır. Burada Brontë, kötülüğün karşısında saf kalmanın yetmediğini; iyiliğin, gerçekle temas ettiğinde olgunlaşması gerektiğini ima eder. İyilik ve İrade Arasındaki Boşluk: Edgar Linton Edgar Linton nazik ve incelikli bir adamdır; ancak roman boyunca görüldüğü üzere iyilik, iradeyle birleşmediğinde koruyucu olmaktan çıkar. Karısının Heathcliff’e olan bağını görmesine rağmen ilişkiyi yönetebilecek cesareti göstermez. Kızını kötülükten saklayarak koruduğunu sanır; oysa onu hayata hazırlamaz. Edgar’ın trajedisi, kötülüğe karşı durmaktan kaçınan iyiliğin, sonunda acziyet üretmesidir. Roman burada sert bir hakikati hatırlatır: Zulme karşı durmayan iyilik, çoğu zaman yıkımın önünü açar. Kötülüğün Seçilmesi: Heathcliff Heathcliff yaralanmış bir çocuk olarak romanın başına girer; fakat hikâye ilerledikçe bu yaralanmışlık, bilinçli ve süreklilik kazanan bir kötülüğe dönüşür. Sevgi, onu iyileştirmez; aksine sahip olma
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,8bin okunma
Kiralık Konak Üzerine
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Bana göre Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kiralık Konak’ta toplumsal eleştirilerini insanı ıskalamadan yapabilen ender yazarlardan biri. O, bir dönemin çözülüşünü anlatırken bile gözünü insandan ayırmaz; tarih onun kaleminde bir soyutlama değil, yaşlı bir bakışın hüznü, bir gencin kararsızlığı, bir kadının arayışı olarak belirir. Zaman zaman romantizmin sınırlarına yaklaştığı olur ama eseri kendi dönemi içinde değerlendirdiğimizde bu yönü bile anlam kazanır. Ben Kiralık Konak’ı yalnızca bir devrin kapanış ağıtı olarak değil, başka dönemlerin kapanış ağıtları gibi de okuyorum. Mesela köyden kente göçün ağıtı, mesela toplumsallıktan bireyselliğe geçişin ağıtı… Yakup Kadri’nin bize kazandırdığı o keskin ve dürüst gözlükle, bugün de pek çok harabeye yeniden bakabiliyoruz. Bence bir eseri kalıcı yapan unsurların başında da bu geliyor: farklı okumalara, farklı zamanlarda yeniden anlam kazanmaya elverişli olması. Kiralık Konak tam da bu yüzden, geçmişin hikâyesi olmaktan çıkıp bugünün insanına da ayna tutuyor.
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
Tarihe Açılan Pencere
Puan vermedi·193 syf.··
2025 11. kitabı
Her yazar pencereler açar duvarlarımızda. Kiminden dünyayı, kiminden aşkı, kiminden de insanı seyrederiz... Fazilet Sitare de Sûzidil kitabıyla tarihe bir pencere açıyor. Hattat Salih Efendi'nin penceresinden Boğaz'a bakıyoruz. Bir sinema perdesindeki gibl görüntüler akmaya başıyor. Tahtta sanatkar padişah III. Sellm. Ahşap konakları, hahvehanelerı, mahalleleri ve sarayıyla karşımızda istanbul temassül ediyor. Bir tarafta mahelleleri küle çeviren yangınlar, Yeniçeri askerlerinin kazan kaldırması, İngiliz gemilerinin Boğaz'a demir atması, padişahın tahtan indirilmesi ve katledilmesi; öbür tarafta aşk, şiir, mûsiki, hat ve Mevlevîlik... Tarih meraklıların severek okuyacağı bir eser kaleme almış yazar. Emeğine, kalemine sağlık.
SuzidilFazilet Sitare · Liman Yayınevi · 06 okunma
Reklam