Dünyanın her yanındaki gibi burada da her şey ir avuç insanın ve onların soyundan olanların ellerinde. Irk, renk, dil veya bölge farklılıkları sebebiyle başkalarına tahakkümü kendilerine hak gören bu azınlığın hırsları bitmek bilmiyor, peşin hükümleri ve farklı anlayışları sık sık harplere yol açıyor. Durmadan kan, durmadan vahşet... Doğan bebek erkek olursa babanın erdemi, kız olursa annenin suçu... İnsanlar kendilerinin ruh ve bedenden müteşekkil olduklarını unutmuş, yalnızca etten ve kemikten ibaret bulunduklarını zannediyorlar. Son peygamberin burada, insanlık hafızasının henüz insan aklıyla bozulmadığı şu çölde, el dokunmamış kır dikenlerinin arasında saf bir gül olarak açması işte bu yüzden manidar.