Bir gün Dr. Breuer'e bir gün aniden imzasız ve son derece küstahça yazılmış bir not Rus asıllı Salome'den gelir. Salome arkadaşı Nietzsche için Dr. Breuer’den yardım ister. Dr. bu yardıma karşı olumlu bakar ama Nietzsche kimsenin kendisine yardım etmesine yanaşmaz. Nietzsche’de ağır geçen migren ağrıları ve psikolojik rahatsızlıklar görünmektedir. Doktora bir süre uğraşsa da Nietzsche’yi ikna edemez. Ama bir gün geçirdiği ağır migren ağrısından sonra kliniğe yatmaya razı olur ve ikisi arasında derin dostluk baş göstermeye başlar. Çünkü derin sohbetler sonucunla Dr. Breuer saplantılı olduğu yasak aşkı Bertha’yı unutur. Böylece doktor eşi olan Mathilde’ye büyük bir aşkla tekrardan bağlanır. Bu durumda etkili olan faktör Freud ve Nietzsche ile yaptığı görüşmelerdir. Görüşmeler sonucunla doktor ile Nietzsche çok yakın dost olurlar ve Nietzsche’nin migren ağrıları son bulur. Doktor ne kadar Nietzsche’nin kendisiyle ve ailesiyle kalması yönünde ikna etse de Nietzsche bunu kabul etmez.
Kitap okunması gereken dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Okudukça elinizden bırakmayacağınız bir olay örgüsüne sahiptir. Ayrıca çoğu zaman sizi düşündürecektir.
Ben bu dünyaya öğrenmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın gerek öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadığına bakarım.
Kitabın ana karakterinden biri olan Arap ihsan efendi yeğeni Uzun İhsan efendiyi ziyaret etmek için İstanbul’a gelir. Bir süre burada kaldıktan sonra kölesi Alibazı da bırakıp geri döner. Uzun
ihsan efendi oğlu Bünyamin ile yaşamaktadır. Ancak İhsan efendi hiç çalışmadığı ve sürekli uyuduğu halde evin geçimi sağlayabilmektedir. Bünyamin bu durumdan şüphelenir ve babasının sürekli uyumak için içtiği şuruptan içer ancak dozu fazlaca kaçırdığı için herkes onun öldüğünü düşünür. Bünyamin kendine geldiğinde mezardan çıkar evine döner sonrasında ise lağımcılar ocağında çalışmaya başlar. Bu ocakta Zülfiyar adlı casusu kurtarmaya çalışırken patlamada yaralanır yüzü tanınmaz hale gelir. Bu patlama sırasından Zülfiyarın kara parası eline geçer ve Zülfiyar her yerde bünyamini arar ama bünyaminin yüzü tanınmaz halde olduğu için onu bir türlü bulamaz. Bünyamin babasının Zülfiyar ve onun efendisi Ebrehe tarafından kaçırıldığını öğrenince onların yanına gelir ve onlardan olur, yüzüde tanınmaz halde olduğu için kimse ondan şüphelenmez. Babasını bu süre zarfında sadece bir kere görür ama artık babası ne duyabiliyordur ne de konuşabiliyordur. Bir süre sonra Ebreheyi öldürüp tekrar özgür olduğu hayata geri döner.
Kitap tamamen birbiri ile bağlantılı olay ölgüsünden oluşmaktadır.
Japonya’nın Okinawa adasının sakinlerinin asırlık bir ömre sahip olması dikkat çekiciydi. Bu tesadüf müydü yoksa yedikleri bir gıdadan mı kaynaklanıyordu. Bu durum dikkat çekince adada incelemeler yapılır. Bu adada yaşayan insanlar için emeklilik diye bir kavram yok. Ömrün uzun olmasını parmaklarının, ellerinin çalışmasına bağlıyorlar. Ayrıca fazla yemek yemeyi doğru bulmazlar. Midenin %80’i dolduktan sonra yemediklerini ve aslında atıştırmalıklara ihtiyaç olmadığını dile getirirler. Yeterince uyku, sebze ağırlıklı beslenme, yürüyüş, yeşil çay ve sıkı dost ilişkileri ada sakinlerine göre uzun ömrün anahtarı.