Nereden nasıl başlasam diye düşünürken, nelere sahip olduğumuz ve neleri kaybettiğimiz aklıma geliyor.
Biz insan olarak nelere sahibiz öncelik olarak duygulara ve dahası düşünme ve yerine getirme gücüne sahibiz. Emek vererek kazanmaya başladığımız hayatın içinde kaybolmaya da mahkumuz. Su götürür bir gerçek varsa da gözü doymayan tek varlık insan ve gözü doymayanın da hayatında hep bir daha yükseğe, daha fazlaya, en iyiye ulaşma çabası vardır.
Şimdi Robin Sharma , Ferrari'sini Satan Bilge kitabı ile bize neyi anlatmaya çalışıyor buna gelelim. İnsan kendini kendi yok eder ve kendi inşa eder.
Bir avukatın gözünden her şeyi elde etme ve en lükse, en beğenilene, en çok konuşulana veda etmeyi, vedasının sonunda da mutluluğu nasıl bulduğunu göreceğiz. Kazandığınız para, geldiğiniz makam, kendiniz ve aileniz için yaptığınız yatırımlar hayatlarınızdan neler götürdü hiç dönüp baktınız mı? Hayat boyu hep bir yarış içinde olduğunuzu kabul ettiniz mi? İnsanlar ile yarış içinde olup ben en iyisi olmak zorundayım diye düşünerek sevdiklerinizle, doğayla, kendinizle geçirmeniz gereken zaman ve zamanları kaybettiğiniz aklınızın ucundan geçti mi? Birçoğumuz için hayat doğmak, eğitim görmek, çalışmak ve daha çok çalışmak olarak devam etti. Fakat kendimiz ve sevdiklerimiz ile tasa etmeden zaman geçirmedik. Gerçekten nasılsınız diye sormadık belki de.. Üzgünüm, kendi içimde kendimi kaybetmişim bunu anladım. Ferrari'sini Satan Bilge , var olduğu insanı Himalaya'larda bilgeler sayesinde bulan bir avukatın; hayatında yaşamın zevkinin, mutluluk ve benliğin, sadece sadelik, kaygısız yaşam ve mütevazı olma ile bulduğu bir hayat hikâyesi..
Siz, siz olun ve hayatta hiçbir şeyin kendinizden ve sevdiklerinizden değerli olduğunu unutmayın. Ferrari'sini Satan Bilge'nin söylediği gibi; 'dünya mutsuz milyonerlerle dolu' sizi mutlu eden şey
youtu.be/ATBNKmC_SG0?si=...
Jalgan Ay, Türk dünyası ve bozkır insanının felsefesini anlatır. Müzik zevkin eski denince, 'özümü yaşatıyorum' demenin gururunu duyuyorum.
Ve kuş olup gitti ömür;
bazen neşeyle, bazen karanlıklarla, bazen göz yaşıyla..
Ve bir avuç toprak kaldı geriye;
üzerinde belki bir meyve ağacı yetişen, belki de sussuz çorak.. 🌚🍂