Kitap 100 sayfa bile değil. Bu kadar önemli eserleri olan ünlü bir yazar nasıl olur da bu kadar az sayfa yazabilir diye düşündüm ilk başta. Aslında bakarsanız Bu kitabı bu kadar merak etmemin bir sebebi de kitabın bu kadar ince olmasaydı ( fiziksel olarak ). Kafka gibi bir sanatçı burada ne anlatmış diye çok merak ettim ve gerçekten de okunmaya çok değer bir eser olduğunu anladım. Zaten bir oturuşta okursunuz kitabı.
Bitiminde, insan sorgulamaya başlıyor, daha derin düşünmeye başlıyor. Bu kadar az sözle bu kadar çok şeyi anlatabilmek de zaten Franz Kafka gibi sanatçıların marifetidir.
Hayatında bulunduğunuz insanlardaki yerinizi sorgulamaya başlıyorsunuz ilk olarak. Ben onlar için ne ifade ediyorum gerçekte, hayatlarında olmasam bir eksiklik duyarlar mı...
Franz Kafka da bu eserde insanın ruhsal çöküşünü ve toplumla olan çatışmasını metaforlarla anlatmış. Hikaye, bir sabah dev bir böceğe dönüşen Gregor'un gözünden, insan değerinin "faydaya" indirgenmiş olduğu bir dünya gözüyle anlatıyor. Yazar, aslında böcek metaforunu, aile ve toplum tarafından faydasız göründüğünüzde, ruhen de değersizleştiğimizi anlatıyor.
Misal, Gregor böceğe dönüştüğünde ailesi onun bu durumuna üzülmek yerine, artık para kazanamayacak olmasına üzülüyor. Annesi kendisinden korkuyor artık, babası öfkeli, kız kardeşi ise baştan yardımcı olup şefkat gösterirken gitgide sabrı son buluyor. Böylece ailedeki sevginin bile şartlı olabileceğini gösteriyor.
Öte yandan kahramanın çaresizliğini, hem ailesine hem kendine yabancılaşmasını, yıllardır kaldığı kendi odasına mahkum olmasını, normal hayatından yapabildiği en basit şeyleri bile artık yapamamasını çok derinden aktarıyor bize yazar.
Finalde de bu acı gerçeklerin başka bir boyutuyla karşılaşıyoruz....