Ahmet Ümit okumaya Kırlangıç Çığlığı ile başlamıştım. İnsanı o kadar çok içine çekiyor ki kitap başladığında bırakamıyorsun. Körebe’yi bulmaya çalışırken tıpkı Başkomiser Nevzat gibi düşünmeye çalışıyorsun. Tam buldum katili derken aslında bulmadığını tahmininin yakınından bile geçmediğini anlıyorsun.
“Gerçek aşk buydu işte, kafanız karmakarışık da olsa, size yönelik korkunç bir entrikanın göbeğinde de bulunsanız, hatta tehlike kapınızı çalmak üzere de olsa, bunların hiçbirine aldırmaz, unutmamanız gerekeni unutur, ucunda ölüm olduğunu bilseniz de en küçük bir telaşa kapılmaz, ruhunuzu tümüyle sevdiğiniz kadının emrine verirdiniz…”