Günümüzün Moskova'sında, kırk yıl önce ölmüş olan CIA ajanı Jakob Massey'ı oğlu ikinci kez toprağa veriyor. Çünkü Massey'in ölümünden yıllar sonra oğlu bir dosyaya ulaşıyor, Kar Kurdu Operasyonu dosyası. Ve bu dosyada anlam veremediği tarihlerin yanısıra babasının kendi ölüm tarihini yazdığı bir nota ulaşıyor. Gerçeklerin ortaya çıkması ise ABD başkanı ve Rusya başbakanının onayına bağlıdır. Gerçekleri anlatacak kişi ise Anna Korev'dir. Rus Alex Slanski ve Anna Korev ile Yahudi Henri Lebel ile Irene Dezov'un adının sıkça geçtiği bir hikâyelerini anlatmaya başlar Anna. 1950'li yılların başında, Hitler'in yarım bıraktığı Yahudi soykırımı tamamlamaya niyetlenmiş Stalin'in hakkında bir hikâyedir bu. Zulmün, işkencenin, casusların etrafta kol gezdiği, kardeşin kardeşe düşman edildiği bir ülkeyi yöneten Stalin'in ülkesinin hikayesi ...
Yazarın kalemi okumayı sevdiğim dönem hikayelerine renk katıyor. Meade'nin gerçeklerle kurguyu harmanlandığı kitaplarından biri Kar Kapanı. Yine soluksuz okudum, elimden bırakmak istemedim. Türü sevenlere gözü kapalı tavsiyem olsun.
İstanbul'daki ilk mahyalar, eskinin şifalı tavuklu çorba tarifi, radyo insanlarının sesleri ile bir ortamda tanınması, eskiden çocukların oynadığı sokak oyunları, tiyatrolar, dönemin mimari eserleri, sinema sanatçıları, yazarlar... Ah ne çok şey eşlik etti şu birkaç günüme. Ve ne çok kelime öğrendim hiç duymadığım, ne çok kitap not aldım okunacak olan, filmler ekledim listeme izlemek üzere, internette dolandım eski yapıları görmek için. Selim İleri bizi sadece döneminin edebiyatına değil, dönemin tam da kendisine eşlik ettiriyor kitabında.
Eskiden edebiyata olan bağlılık ne hoşmuş. Her evde muhakkak bir kitaplık olurmuş. Anneanne dede evinden biliyorum. Zira küçüklüğümde bir duvar dolusu kitabın yer aldığı kitaplığa baka baka uyumuş, sabah gözlerimi o kitaplığa açmışlığım vardır. Çok şanslı bir çocuktum.
Eskiden gazete yazılarını edebiyatçılar yazarmış, ne muazzam. Kitapta hepimizin tanıdığı kimi edebiyatçılar ve sanatçılar hakkında bazen gülümseten, bazen de şaşırtan bilgiler yer alıyor. Bu tarz yaşam anlatılarını çok kıymetli buluyorum. Onlar olmasa geçmişten nasıl haberimiz olacak? Reşad Ekrem Koçu, Abdülhak Şinasi Hisar misali, yakın dönemi anlatmış Selim İleri bu kitabında. Tek kelime ile bayıldım, arşivlik bir çalışma olmuş. Anlatıma eşlik eden ressamların çizimleri de ayrıca kitaba renk katmış.
"Merak ediyorum; bin yıl sonra insanlar neyle sarsılacaklar, neyden tiksinecekler, neyden korkup kaygılanacaklar, hangi şey karşısında kendilerini aşağılanmış hissedecekler?"