Önümüze hesap gelince de, intihar etmeyi düşünüyoruz ve bunu yaparak da hain ve alçak düşüncelere kaçıyoruz. Bütün her şeyin şanstan ibaret olduğunu unutuyor ve bu yüzden acı çekiyoruz. Sonunda bize kalan ise umutsuzluktan başka bir şey olmuyor....
Doğduğumuz andan itibaren ölmeye başlıyoruz, oysa yalnızca sürecin sonuna geldiğimizde öldüğümüzü hissediyoruz ve bu son bazen inanılmaz uzun bir zaman alıyor. Ölüm dediğimiz şey, yaşam boyu devam eden bir sürecin son parçasından başka bir şey değil. Ancak sonunda kendimizi ölümden uzak tutmak istiyor, faturayı ödemekten kaçınıyoruz...
Yüz doktor arasında ancak belki bir tane gerçek doktor bulunur; bu yüzden hastalar her zaman acı çekmeye ve ölüme mahkum edilmiş bir topluluk olarak görülebilir. Doktorlar ya megaloman ya da çaresizdirler, iki durumda da hastalar inisiyatifi ellerine almazlarsa onlara zarar verirler...