"Niye erkek ilk cinsel birleşmeyle ‘milli’oluyor, erkek olarak kalıyor da kız, niye kadın oluyor???… Bir de bu var işte; kadının kadın oluşu, kız kurusu olmaktan ‘kurtuluşu’ erkeğin varlığına muhtaçken, oğlan çocuğunun erkek oluşu erkek meclisiyle mümkün...
Mezopotamya’da, dört bin yıl öncesine ait tabletlerde, eşlerin ayrılmasının genelde erkeğin “Sen benim karım değilsin” demesiyle olduğu, kadının başka bir erkekle ilişkisi anlaşıldığında ise ‘nehre atılarak boğulma cezası’ aldığı yazıyor.
Dört bin yıl önce yazılanlar hala çok yakın, bildik deneyimler gibi gelmiyor mu?
Erkeklik oyununun ‘hard’ yaşandığı mecralarda ‘kadın giremez’ levhalarına ne buyurulur?
Kadınsız erkek mekanları niye bu denli çok ve niye bu mekanlar cinsellik yükü bir hayli fazla şakaların, kimi kez ayrıntılı cinsel birleşme pozisyonlarını da içeren küfürlerin, sataşmaların resmi tören alanı halini alıyor....
Nihai olarak, tüm yaratıcılığı doğurganlığa indirgenmiş ya da öyle algılanan kadının karşısında cinsellik dilenen koca örneği az mı? Bu dilenmenin karşısında, kendi bedenini bilerek ya da bilmeyerek (bilinçli ya da bilinçdışı) esirgeyen, sıklıkla ruhsal kazançların bazen de bunlarla birlikte ev-içi hediye zincirinin ana malzemesi haline getiren, yine sıklıkla bu gerilimli oyunu şiddete maruz kalarak tamamlayan kadın yer almıyor mu?
Cinselliği, erkeğin hizmetinde ve asıl çok-çocukluluk esasında soyun devamlılığı ilkesiyle zorlanan kadının, kısa sürede cinsel kimliğine öfkeli uzaklığını, kendi kimliğini erkek çocuklarının şahsında ifade ederken, kız çocuklarına yönelen ev-içi baskının da uygulayıcılarından biri haline gelmesini nasıl açıklayacağız?..
hepimizin tabi olduğu mevcut toplumsal sistemde, sistemin sıkışık alanlarında ve sistemce sıkıştırıldığında hemen herkesin erkeksi bir