Anaximandros, yeryüzünün hiçbir şeye dayanmadığını, evrenin merkezinde durduğu için düşmediğini savunmuştur. Bu durumu, iki saman yığını arasında kararsız kalan eşeğe benzetir.
Her ne kadar düşünceleri fantastik görünse de, akılcı düşüncenin başlangıcı açısından önemlidir. Gözleme dayalı düşünmüştür:
Toprağın kurumasını fosilleşmiş deniz kabuklarıyla,
İnsanların ilkel canlılardan evrimini ise bebeklerin uzun süre bakıma muhtaç olmasıyla açıklamıştır.
Ona göre insanlar, bazı balık türleri gibi bir süre anne-babaları tarafından korunur.
Anaximandros’un yaşadığı çağda evrenin kökeni tanrılara bağlanırken, o ilk kez doğal bir açıklama ortaya koyarak insan aklının özgürleşmesine öncülük etmiştir.