Serenity

Serenity
ʜAʏAᴛ ʙEɴ sEɴIɴ ᴅEğIʟ, SᴇN BᴇNɪM Iᴄ̧IᴍDᴇSɪN. BᴇN NᴇFᴇS AʟIʀSᴀM SᴇN YᴀŞᴀRsIɴ﹗
Ruh ve Yeniden Doğuş
Empedokles mistik bir yön de taşır: Ruhun ölümsüz olduğuna, bedenler arasında dolaştığına (reenkarnasyon) inanır. Ruh, günahları yüzünden dünyaya düşmüş bir tanrısal kıvılcım gibidir. > “Bir zamanlar ben de erkek, kadın, kuş ve sessiz balık oldum.” (Empedokles, fragman)
Reklam
Canlıların Kökeni
Empedokles’e göre canlı varlıklar rastlantısal birleşimlerle ortaya çıkmıştır: Başlangıçta birçok uygunsuz ve garip yaratık oluşmuştur (örneğin insan başlı hayvanlar). Yaşam mücadelesinde işe yarayan yapıya sahip olanlar hayatta kalmış, diğerleri yok olmuştur. Bu fikir, Darwin’in doğal seçilim kuramına şaşırtıcı derecede benzer bir öngörüdür.
Empedokles
“Hiçbir şey yoktan var olmaz, hiçbir şey yok olmaz; yalnızca karışım ve ayrışım vardır.”
Parmenides'ten sonra, çokluk ve çeşitlilik arzeden bu evrenin ilkel bir birlikten çıktığını dile getirecek herhangi bir felsefenin öne sürülmesi olanaksız hale geldi. Parmenides İyonya tipi bir özdeksel birciliğe öldürücü bir darbe indirmişti. Buna ilk tepki, görünüşler dünyasını, her ne pahasına olursa olsun, kurtarmak oldu. İnsanların sağduyusu Parmenides'e başkaldırdı, ve gördüğümüz ve dokunabildiğimiz tanıdık şeylerin gerçek olması gerektiğini söyledi. Bu sağduyu inancının bundan böyle bir temel birlik inancıyla birleştirilmesi olanaksız olduğundan, onlar Parmenides'in öncülünün, gerçekliğin özü gereği bir olduğunu söyleyen, bu parçasına karşı çıktılar. Bu nedenle, Parmenides'in hemen ardından gelen filozoflar çokcu (pluralist) idiler. Tüm Yunan düşünürlerinin en büyüğü olan Platon'a gelinceye dek, taşların, bitkilerin ve hayvanların değişen dünyasına sözde -—ya da yarı— gerçeklikten daha fazlasını yüklemeyi kabul etmeyen ve gerçekliği ve birliği, uzay ve zamanın ötesindeki bir dünyada arayan birine rastlamıyoruz.
İnsanların yaşadığımız dünya hakkında tasarladığı herşey, onların gördüklerini, işittiklerini ve duyduklarını (hissettiklerini) söyledikleri herşey, diyordu Parmenides, bir yanılsamadan başka bir şey değildir. Doğruluğa duyular değil de, yalnızca us ulaşabilir, ve us —tüm soyut düşünürlerin ilki yalın kendini beğenmişliğiyle böyle diyordu— gerçekliğin tümüyle farklı olduğunu, değiştirilemez bir biçimde kanıtlar.
Reklam