Bizim asıl ihtiyacımız, tüm sorunları teknolojiyle çözmeye kalkmak veya tersine teknolojiden tümden vazgeçmek değil, topluluklara ve kolektife ihtimam gösteren, failliği ve zekâyı asla tümüyle otomasyona terk etmeyen bir tasarım, planlama ve icat kültürü yaratmak.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Marx'a göre kapitalist birikimin itici gücü tekno-lojik hızlanma değil, artı-değer sömürüsü ve gittikçe artan işbölü-müydü. Makineleri icat eden kendi başına bilim değil, işbölümünde ortaya çıkan zekâ, patronların ve işçilerin kendiliğinden var olan, dağıtılmış bilme yetisiydi. Bilim ancak daha sonra devreye giriyor, işbölümündeki toplumsal konfigürasyondan türeyen makineleri da-ha ileri seviyeye taşıyordu. Daha net söylemek gerekirse, Marx'a göre kapitalizmi devindiren asıl yabancı kudret makineler değil canlı emekti.
Soru: Makinenin amacı nedir?
Cevap: Aksi halde elle yapılacak işi yapmak, üstelik daha eksiksiz ve hızlı yapmak.
Soru: Makineler kime ait olmalı?
Cevap: İşlerini yaptıkları insanlara - yani emekçilere...
Soru: Makinelerin mucidi kim?
Cevap: Hemen hemen her zaman işçiler.
Soru: Peki o zaman neden işçiler makineleri kendileri için kullanmıyorlar?