Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
493 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Komünist Ufuk üzerine notlar.
Puan vermedi·560 syf.·
2024 26. kitabı
Kitabın sınıfla siyaset arasındaki yapay tıkanıklığı aşma adına; kapitalizmin tarihselliği, Ukrayna-Rusya savaşının emperyalist bir savaş olduğunun teşhiri, genel üretici güç, genel zeka, Türk ulusal savaşının sınıfsal eleştirisi ,kadının çifte sömürülüşü sorunu, UKKTH konusunda Leninist tavır, ‘ekokırım’ , sokak hayvanları.. bu paragrafa sığamayacak bir çok konu hakkında nesnel durum tespiti temelinde devrimci eleştiriler getirdiğini düşünüyorum. Kitabın bana düşündürdükleri aşağıdadır; * Jakobenizm üzerine 41. sayfadaki son paragraf, bence süreci anlatmada iyi bir özet olmuş. Özellikle Jakobenlerin iktidarı sonrası (destekleriyle iktidara geldikleri) Baldırı-çıplakları katletmeleri, egemen sınıf siyasetinin ‘doğasını’ anlamamızda tarihsel bir örneklerden biridir. (Benzer örnekler; Rusya’da 1905 ‘devrimiyle’ toplumsal muhalefet karşısında göreceli geri adımlar atmaya zorlanan Çar’ın, gücünü kazandığında Duma’yı dağıtması , 1917 Şubat Devrim ertesi geçici hükümetin Bolşevikleri üzerinde baskılar, Paris Komünarlarına karşı Fransız-Prusya egemenlerinin yakınlaşması, İran Devriminden sonra komünistlerin tasfiyesi/katledilmesi, pragmatist bir yönetm izleyen Mustafa Kemal’in devrim ertesi M. Suphi’leri katletmesi.. gibi) . Devrimi kotaracak sınıfın teorik ve fiziki şartların oluşmadığı durumlarda, sınıf mücadelesinin bir evresinde diğer sınıflarla ittifak yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu tarihsel olgular; ideolojinin bir sınıfsal tabanı olduğunu ve politik taktiklerin bu eksende geliştiğini gösteriyor. Jakobenizmin sonraki kuşakları (Babeuf ve Blanki geleneklerini) derinden etkilemiş, iyi örgütlenmiş ufak bir azınlığın komplolar yoluyla iktidara ulaşabileceği fikrini devam ettirmişlerdir. Marx’ın Paris Komünü üzerine eleştrileri (Komündeki en güçlü siyasal özne Blanki
Dünyada Ve Türkiye’de Komünist UfukHaluk Yurtsever · Yordam Kitap · 20231 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Baudrillard'ın üst yapı eleştirisi
Puan vermedi·224 syf.·
2024 11. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve herhangi bir yazarın tek kitabı üzerinden yorumlamak, yazarın perspektifini, bilgi kuramını, dünyasını anlayabilmede ciddi kısıtlamalar yaratır. Bu kısıta rağmen, marx’ın yabancılaşma kuramının çeşitli biçimleri (emek-insan-doğa) üzerinden kurduğu insana aykırı ilişkilerin, Baudrillard medya, yazılı/görsel basın, filmlerin eleştirileri üzerinden temellendirdiği bir eser yaratmış. Tarihsel devinimler/gelişimler; bilimle-bilim kurgunun arasındaki o ince çizgide bilimsel yöntemle mekik dokuyan insanlığın çabasıyla gerçekleşmiştir. Bu bağlamda bu çizginin nesnel yorumu ve sapmalara karşı eleştirisi anlamında oldukça yararlı bir eserdir. Kapitalizmin çeşitli ideolojik araçları, toplumun esas meselelerinden platform kaydırarak sanal, yüzeysel konu ve biçimlere yönelmemizi sağlar. Sorunları ele aldığında da, kaynağını sistemin kendisinde değil münferit bir anındaki olaya/fikre/kuruma ya da insana bağlayarak, bilinçlerimizi flulaştırır, mücadeleye dair hedeflerimizi muğlak kılar. Dayatılan çok yönlü taarruzun panzehiri yaşamın her alanında gerçek/devrimci alternatifi üretebilmekten geçer. Yazarın bu kitabı (ideolojik ve siyasal bakımından bazı konularda fikir farklılığım olsa da ve kitapta daha somut toplumsal meseleler üzerinden betimleme yapılması gerektiğine düşünsem de) ele aldığı konularda kapitalizmin yarattığı gerçek ile görünen arasındaki tezatlığa ışık tutmaktadır. İyi okumalar
İnceleme
Simülakrlar ve SimülasyonJean Baudrillard · Doğu-Batı Yayınları · 20141,250 okunma
Puan vermedi·351 syf.·
2024 9. kitabı
Tarih sınıfların mücadeleleridir. Ortaçağ sınıf mücadelesi dinsel/mezhepsel çatışmalar biçimine büründüğü temelinde yatan ekonomik neden-etkenlerle anlaşılabilir. Günümüz toplumlarında egemen olan burjuvazi ve ideolojisi iken, Ortaçağda; avrupa’da feodal, doğu toplumlarında ise Asya tarzı üretim biçimi/doğu feodalizmi-despotizmi hakimdi.Ortadoğu toplumlarında belirleyici rol oynayan inanç temelinde mezhep, ideoloji farklılığıydı. Diğer bir değişle özellikle ortaçağda sınıflar mücadelesinin örtüsü Ortodoks/sunni İslam – Batınilik ayrışmasıydı. Genel anlamda Nizari ismaililiği özelde Hasan Sabbah’ı irdelerken; ortaçağda mezheplerin sınıfların mücadelelerinin taşıyıcı aygıtı olduğu , sınıf çıkarlarını temsil ettiğini özellikle vurgulamak gerekir. Faik Bulut’un eseri, beş imamcılar/ismaililerin doğduğu koşullar, Nizarilerin ayrışması devamında Hasan Sabbah’ın etkileyen ortamı çeşitli tarihçilerin görüşlerini analiz etmiş, aynı zamanda ortodos/bağnaz din yorumunun eleştirisini işler. Engels’in ‘Her çağda dinsel kavgalar, aynı anda yürümekte olan sınıf kavgalarının yansımasından başka bir şey değildir. ‘ cümlesi tarih boyunca genelde Batıni-alevi, Nizari İsmaililerin özelde ise Hasan Sabbah’a karşı bu denli kin duyulmasının anlaşılmasında kritik bir öneme sahiptir. Tarihte iğdiş edilen, özünden koparılmaya çalışılan kişilerden biridir Hasan Sabah. Kâh ‘Haşhaşiler’, ‘afyonkeşler’, ‘cennet fedaileri’ kâh uyuşturucuyla merkezi siyasal örgütlenmeye bireysel suikat yöntemiyle kötülüğün vücut bulmuş hali olarak tanıtılmak istendi. Hatta tamamına yakın oryantalist, Ortodoks/sunni tarihçiler siyasal suikastların Nizarilerle görüldüğü kadar ileri gittiler. Assassin's Creed/Suikastçının inancı filminde de benzer dezenformasyon kurgusu üzerinden günümüzde yaşanan savaşların,
Din
Eşitlikçi Dervişan Cumhuriyetleri ve Hasan Sabbah GerçeğiFaik Bulut · Berfin Yayınları · 200044 okunma
Dövüş Kulübü
Puan vermedi·218 syf.·
2019 141. kitabı
Chuck Palahniuk romanlarında; kapitalizmin yarattığı insana aykırı ilişki biçimlerini; moda aracılığıyla dayatılan tüketim çılgınlığı, çeşitli uyuşturucuların yaygın bir eğilimed ilaç sektöründeki kapitalist dürtü, kadın erkek ilişkilerinin yozlaşması, medyanın, televizyonların insanları sistemin parçası yaptığını, bağımlı hale getirdiğini irdeliyor. Eleştiri oklarını sistemin yaşattığı ekolojik yıkıma, çok uluslu tröstlerin hegomanyasına, toplumsal yabancılaşma olgusu üzerinden işliyor. Anlatıcımız bahsettiğimiz yabancılaşmanın fazlasıyla etkisinde bir karekter olarak karşımıza çıkıyor. Bir sigorta firmasında otomobil geri çağırma koordinatörüdür. İşi gereği ülkenin dört bir yanında araç kazalarının incelemek, rapor hazırlama görevindedir. Yaşamının çoğunu çalışmakla geçirip, gereksiz ve kendine dayatılan metaları almakla geçirmektedir. İş seyahatlerinden birinde (kendi bilincinde yarattığı) Tyler Durden ile tanışması hayatının dönüm noktasını oluşturmaktadır. Anlatıcımızın hataları, yanlışları ve pasif karekterinin eleştirisi üzerinden doğmuş, şekillenen bir Tyler Durden'i karekteridir. Tyler Durden sistemin halklara dayattığı sorunların farkında olan buna karşı fikirleri olan ve bu fikirleri için mücadele eden aktivisttir. ‘İşte modern sanat.Satılmış olan araç sayısına A diyelim. Bunu önce B dediğimiz arıza yapma olasılığıyla sonra da ödenen ortalama tazminatla yani C'yle çarpıyoruz. A x B x C = X Eğer X geri çekmenin maliyetinden düşükse, geri çekmeyiz' Anlatıcının çalıştığı sigorta firmasında; araçların geri çağırılması yukarıdaki denkleme bağlı olduğundan, insan ölümünün ya da sakat kalması denklemin ufak bir unsuru,basit bir istatisklik bileşenidir. Aslolan firmanın ya da sigorta şirketlerinin kârlarıdır. Anlatıcı da firmanın yaptığı kuralsızlıkları
Siyaset
Fight ClubChuck Palahniuk · Vintage Books UK · 199711,4bin okunma
Puan vermedi
Gerek Emile zola'nın yaşadığı zamanı yani devrimler-karşı devrimler çağı Fransası gerekse Zola'nın politik bilinci kendisini; toplumsal gerçekçiliğin ön planda olduğu eserler yazmasına etken olmuştur. Meyhane kitabındaki politikaya dair vurgu Germinal eseri kadar olmasa da, insanların sistemin çarpıklığından kaçış yolunu alkol bağımlığı, para, meta ilişkilerinin etkilediği kadın-erkek ilişkisinin biçimi üzerinden yorumluyor-irdeliyor. İnsana aykırı olan tüm davranış biçimlerini (alkolizm, kadını meta olarak görme, güce tapınma, egoizm.. ) sistemin çarpıklığı ve zorbalığı üzerinden okunması gerektiğine inanıyorum.
MeyhaneEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20204,688 okunma