Kitabın sınıfla siyaset arasındaki yapay tıkanıklığı aşma adına; kapitalizmin tarihselliği, Ukrayna-Rusya savaşının emperyalist bir savaş olduğunun teşhiri, genel üretici güç, genel zeka, Türk ulusal savaşının sınıfsal eleştirisi ,kadının çifte sömürülüşü sorunu, UKKTH konusunda Leninist tavır, ‘ekokırım’ , sokak hayvanları.. bu paragrafa sığamayacak bir çok konu hakkında nesnel durum tespiti temelinde devrimci eleştiriler getirdiğini düşünüyorum. Kitabın bana düşündürdükleri aşağıdadır;
* Jakobenizm üzerine 41. sayfadaki son paragraf, bence süreci anlatmada iyi bir özet olmuş. Özellikle Jakobenlerin iktidarı sonrası (destekleriyle iktidara geldikleri) Baldırı-çıplakları katletmeleri, egemen sınıf siyasetinin ‘doğasını’ anlamamızda tarihsel bir örneklerden biridir. (Benzer örnekler; Rusya’da 1905 ‘devrimiyle’ toplumsal muhalefet karşısında göreceli geri adımlar atmaya zorlanan Çar’ın, gücünü kazandığında Duma’yı dağıtması , 1917 Şubat Devrim ertesi geçici hükümetin Bolşevikleri üzerinde baskılar, Paris Komünarlarına karşı Fransız-Prusya egemenlerinin yakınlaşması, İran Devriminden sonra komünistlerin tasfiyesi/katledilmesi, pragmatist bir yönetm izleyen Mustafa Kemal’in devrim ertesi M. Suphi’leri katletmesi.. gibi) . Devrimi kotaracak sınıfın teorik ve fiziki şartların oluşmadığı durumlarda, sınıf mücadelesinin bir evresinde diğer sınıflarla ittifak yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu tarihsel olgular; ideolojinin bir sınıfsal tabanı olduğunu ve politik taktiklerin bu eksende geliştiğini gösteriyor. Jakobenizmin sonraki kuşakları (Babeuf ve Blanki geleneklerini) derinden etkilemiş, iyi örgütlenmiş ufak bir azınlığın komplolar yoluyla iktidara ulaşabileceği fikrini devam ettirmişlerdir. Marx’ın Paris Komünü üzerine eleştrileri (Komündeki en güçlü siyasal özne Blanki