Nevin de mektup bekliyordu.Benim gibi.Ona da gelmemişti.Nevin nişanlısını merak ediyor.Neden görüşe gelmiyor,dedim.Gelemezmiş.O da kafesteymiş bizim gibi.
"Nişanlın neden kafeste?"diye sordum.Halkını sevdiği içinmiş.
"Sen niye burdasın?"diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış.Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim.Halkını sevenler hep kafese giriyor.
"Altmışlı yıllara dek ortaokul öğrencilerine Yurttaşlık Bilgisi derslerinde Sultanahmet Meydanı'ndaki idamlar seyrettirilirdi...Çocuklar yakından görür ve işitirdi mahkumun boynunun nasıl kırıldığını,kırılırken çıkan sesi..."
"İdam mahkumu,boynu kırıldıktan sonra altına kaçırırdı.Bunu da görürdü o gencecik öğrenciler..."
Dersin adı Yurttaşlık Bilgisiydi !..
"Bıktım artık sürünmekten anlıyor musun!Yüz milyon aylık için sabahın köründe kalkıp,bir ay boyunca çalışmaktan,durmadan işten atılmaktan ondan bundan borç almaktan,gördüklerimi alamamaktan bıktım anlıyor musun ...Hem sen kendini namuslu mu sanıyorsun ;sen de yazarak ruhunu satıyorsun.Ben bedenimi satmışım çok mu..."
Çünkü aşık oldukları ve sonra yitirdikleri evlatlarına ağlarsa anneler,silinir bütün kimlikleri.Anlamını kaybeder,bütün ideolojiler,siyasi düşünceler,politik dengeler...
Silinir coğrafya.Tarih silinir...