Sen yüzyıllar boyunca Japon casuslarını ve Amerikan pilotlarını ve Rus köylü kadınlarını ve Alman subaylarını ve İngiliz anarşistlerini ve Yunan komünistlerini ipe çekeceksin, kurşuna dizeceksin, elektrik odasında yakacaksın, gaz odalarında boğacaksın ama bağırsağındaki ve aklındaki kabızlıkta, sevme yeteneksizliğinde, romatizmada ve akıl hastalığında en ufak bir değişiklik olmayacak. Hiçbir silah atma ve hiçbir asma kesme, seni içine battığın pislikten çekip çıkarmayacak; dön kendine bir bak, küçük adam! Bu senin tek umudun!
Hayatta mutluluk dileniyorsun ama güvence senin için daha önemli. Hatta bunun bedeli, bütün yaşamın boyunca baş eğmek olsa bile. Mutluluk kotarmayı, mutluluğun tadını çıkarmayı, onu korumayı hiç öğrenmediğin için, başı dik olmanın cesaretini de bilmiyorsun.