Tekdüze sayılabilecek bir yaşama katlanma beceresii çocuklukta kazanılır. Bu konuda modern anne babaların suçu büyüktür; çocuklarına birbşrleeşne benzeyen günler geçirtmenin önemini kavrayamadıklarından, onlara sinema, tiyatro ve iyi yiyecekler gibi pasif eğlenceler sağlarlar. Çocukluk eğlenceleri i, çocuğun çaba harcayarak çevresinden çıkaracağı yaratıcı eğlenceler olmalıdır. Tiyatro gibi heyecan verici, ama fiziksel çaba gerektirmeyen eğlenceler az olmalıdır. …Bir çocuk, tıpkı bir filiz gibi, en iyi şekilde yeri değiştirilmemekle gelişir. Çok fazla yolculuk, çok değişik etkilenmeler gençler için iyi değildir ve büyüdükce tekdüzeliğe dayanamamalarına neden olur. Tekdüzeliğin kendi başına herhangi bir özelliği olduğunu söylemek istemiyorum; demek istediğim şu ki, bazı iyi şeyler, belirli derecede tekdüzelik olmadan mümkün değildir.
Bir uçurumun bir kıyısından öbürüne uzatılmış dar bir kalas üzerinde yürürken, korkanın düşme olasılığı, korkmayandan fazladır. Yaşam yolunda da aynı durum vardır.