Reddedilen bebek maymunlar, reddedilmeleri bitene kadar bir uzakta beklemişlerdir.Daha sonra geri dönerek anneye hiç olmadığı kadar sıkı tutunmuşlardır.
Üstben bize belli karakterler yükler; gerçekte kim olduğumuzu söyler bize, kendimiz dahil kimsenin asla tanıyamayacağı biçimde bizi tanıdığını iddia eder. Tanrı gibi alimi mutlaktır;eylemlerimizin sonuçlarını bildiğini iddia ederek geleceği tahmin edebilmiş gibi davranır.
Kitabın içeriği kişilik bozukluklarının nedeni, çözümü, terapist durumunda nasıl yaklaşılması gerektiği, akılcı duygusal terapinin içeriği gibi konulardan oluşmaktadır. Daha çok yüzeysel ve net bir anlatım biçimi tercih edilmiştir, konuların ayrıntısına çok fazla girilmemiştir. →Bu inceleme kitabın bünyesinde de bulunan stres kavramıyla ilgilidir Aynadaki Yüzler
Stres, kişinin verdiği anlama göre tanımlanabilmektedir. Stresin günler boyu sürdüğü durum akut dönemdir. Bu dönemde kortizol seviyesi optimum düzeyin üstünde olduğu için oksitosine salınımı çok düşüktür. Oksitosin sevgi hormonu olarak tarif edilebilir, örneğin sevdiğiniz birini gördüğünüzde bu hormon salınımı artar. Kortizol bireyi stres anında kaç veya savaş moduna hazırlar. Fakat tekrar optimum seviyeye düşmezse hipokampuse zarar verir. Hipokampusun yeni anıları kodlamasına engel olur. Bireyin uyku, güdülenme, psikolojik iyilik hali, bağışıklık sistemi tehlikeye girer. Kronik stres kişide depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir. Östres, kişiye günlük hayatında etkinliklerini sürdürebilmesi için gerekli olan motivasyon ve enerjiyi sağlar. Distres ise uzun dönem süren kişinin psikolojik ve fiziksel sağlığını olumsuz etkiler.
Stres üzerinde olumlu etki eden aktivitelerden biri müziktir. Müzik, endorfin salınımını arttırarak kişide olumlu duygulanım sağlar. Dua etmek, ibadetlerini yerine getirmek, sosyal destek aile ve çevre etkileşimi, beslenme düzeni gibi yaşam konforunu arttıran ve kişiye sakinlik kazandıran durumların stresi kontrol etmeye yardımcı olduğu bilinmektedir.
Görgü tanıklarına sorulan soruların üslubunun, tanıkların daha sonra başka sorular sorulduğunda olaya dair hatırladıklarını değiştirdiğini göstermiştir.