Başak Otsukarcı

Başak Otsukarcı
@Basakchan
Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine..
Ar-Ge Uzmanı
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul
311 okur puanı
Haziran 2016 tarihinde katıldı
Abdülhamit gerçekleri! Sevgili okurlarım, Osmanlı padişahı Abdülhamit için TRT tarafından hazırlatılan dizinin ilk bölümü dün akşam yayınlandı. Birileri yine iyi para kazandı! Şimdi piyasada
Siyaset
Reklam
Arkadaşlar linkte başarılı bir kariyer için 5 kitap önerisini bulabilirsiniz: kariyer.net/kariyer-rehberi...
Cem Boyner
Cem Boyner'in sirketlerine yolladigi yazi: Herkeste bir gitme arzusu. Dolar uçuşa geçmiş, başkanlık tartışmaları canını sıkıyor, sınırımızda savaş, içeride terör belası, biliyorum... Ama, nereye
Yaşar Kemal
Yaşar Kemal anlatıyor: "Yaşar Kemal ilk defa 'yazı' denilen şeyle karşılaşmıştır. Şöyle anlatır: "Bir gün köye bir çerçi geldi. Köylü kadınlara istediklerini borca veriyor, bir deftere de yazıyordu. Sanırsam sekiz yaşındaydım. Çerçiye sordum, bu yaptığın ne, diye. Yazı olduğunu, sonra okuyup unutmayacağını söyledi. Artık okula yazılacak, üç ayda okur yazar olacak, bir daha da söylediklerimi unutmayacaktım. Bizim köyde hiç okur yazar yoktu. (Bir saat uzaktaki) Burhanlı köyü öğretmeni Ali Rıza Bey’di. Mehmet’le huzuruna çıktık. Ben, dedim okumaya geldim. Olur dedi öğretmen. Ama senin ayakkabın, kafa kağıdın var mı? Yok. Kalem defter? O da yok... Giysiler yırtık pırtık... Ben başladım, ben dedim, üç ayda okur yazar olur, sana fazla zahmet vermem. Yemini billah ettim ki üç aydan çok başına bela olmayacağım. Adamla uzun bir tartışma... Öğretmen bana kafa kağıdının gerekirliğini, ayakkabısız olmayacağının sebebini bir türlü anlatamıyordu. Sonunda bana yirmi beş kuruş verdi, git dedi, kendine defter kalem al. Beni de bir sınıfa soktu. Bir de Alfabe verdi. Alfabede nar resimleri vardı. Ömrümde, daha öyle şiirli bir büyüye rastlamadım. O gün bütün defteri karaladım. Ne kadar harf varsa, hepsini durmadan yazdım. Akşama defterde karalanmadık hiçbir yer kalmamıştı. Üç ay sonra artık gazete bile okuyor, dağlara taşlara, bulduğum kağıtlara, duvarlara yazılar yazıyordum.” (Aktaran: Handan İnci, Milliyet Kitap, Mart 2015) *** Saygı ve sevgiyle...
Nasıl ki sanat sanat içindir kelimesi doğru değil ise, edebiyat da sadece edebi ürünler üretmek için değildir. Halk seviyesine inemeyen sanat eserleri ve edebi eserler bir gün toz tutmayla ve çürümeyle tehdit edilecektir.
Reklam