Başak Otsukarcı

Başak Otsukarcı
@Basakchan
Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine..
Ar-Ge Uzmanı
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul
311 okur puanı
Haziran 2016 tarihinde katıldı
Abdülhamit gerçekleri! Sevgili okurlarım, Osmanlı padişahı Abdülhamit için TRT tarafından hazırlatılan dizinin ilk bölümü dün akşam yayınlandı. Birileri yine iyi para kazandı! Şimdi piyasada Abdülhamit modası var. Osmanlı'nın bu padişahı zorla yüceltilmek isteniyor, adı çeşitli kamu kurumlarına veriliyor. Son olarak İstanbul'daki koskoca GATA Hastanesi'nin adı Abdülhamit Hastanesi olarak değiştirildi. Biz millet olarak tarihimizi hiç bilmeyiz. Oysa bu padişah ilginç biridir. 1876-1909 yılları arasında tam 33 yıl boyunca tek adam olarak padişahlık yaptı. Dönemi hezimetler, yenilgiler ve her biri devlete utançlar veren olaylarla doludur. Bu süre içerisinde kazandığı bir tek zafer, bir tek başarı bile olmamıştır. * * * 1877 yılında Rus ordusu Osmanlı'ya saldırdı. Doğu'dan Erzincan'a kadar girdiler, Batı'da Rumeli ve Trakya'nın bir bölümünü ele geçirdiler. Bu yenilgi tarihimizde 93 Harbi olarak anılır. Kuzey'den gelen ve Plevne müdafaasını çökerten Rus orduları İstanbul'u işgal etmek üzereydi. Yeşilköy'e kadar dayandılar. Abdülhamit İngiltere'ye başvurup “Beni kurtarın” diye ricacı oldu ve İngiliz donanması İstanbul'a demir attı. Ruslar o günkü adı Ayestefanos olan Yeşilköy'de 10 katlı apartman yüksekliğinde görkemli bir zafer anıtı yaptı. Abdülhamit derseniz, çok uzun yıllar boyunca padişahlığını bu anıtın yanı başındaki Yıldız sarayında (ve hiç utanmadan) sürdürdü. * * * Tahta çıktığı zaman Osmanlı'nın parlamentosu vardı. Hemen ilk iş olarak kapattı!.. Ve o günden sonra 33 yıl boyunca ülkeyi tek adam-tek despot yöntemiyle yönetti. Sadrazam, büyük devlet adamı Mithat Paşa'yı bugün Suudi Arabistan'da olan Taif Kalesi'ne sürdürdü ve orada adamlarına boğdurarak şehit etti. Korkak, vesveseli bir adamdı. Padişah kaldığı sürece sarayından sadece cuma günleri namaza gitmek için
Siyaset
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·424 syf.··
2018 1. kitabı
·
534 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2018 13:08
Arkadaşlar çalışmaya başladığım için kitapla ilgili bütünlüğümü kaybettim. Kendimi işime en kısa zamanda adapte ettikten sonra baştan kitabı okumayı düşünüyorum. O yüzden sizi şimdilik bu kitapla alakalı alıntısız bırakacağım. Kusuruma bakmayın. Ama kitabı okumayı ve bitirmeyi de heyecanla bekliyorum :). Diye başlayıp da yarım bırakmak zorunda kaldığım kitabımı bitirmiş bulunmaktayım. Kitabın beni en çok cezbeden tarafi farklı dini inanışların bir arada adından da anlaşılacağı üzere kronolojik sırada verilmiş olmasıydı. Bu kitap insanın özünü görmek ve aslında dini ne olursa olsun insanların inanma ihtiyacıyla doğduğunu ve insanın geliştikçe dinlerin de o oranda geliştiğini göstermekte. Kitap 3 büyük dine (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam) olabildiğince yer ayırmış ve bana göre bazı noktalarda gereğinden fazla detaya girmiş. Dinler ile ilgilenen arkadaşların ve bu konuda araştırma yapan kişilerin kaynak olarak kullanabileceği dolu dolu bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Din
Dinler TarihiCahit Akşit · Kamer Yayınları · 2016117 okunma
"Hint Mitolojisi'nde tanrıların en üst tabakasını, yaratıcı tanrı Brahma, koruyucu tanrı Vişnu ve cezalandırıcı tanrı Şiva oluşturmaktadır."
Sayfa 36 - Kamer Yayınları·Kitabı okudu
"Vedalar'ın Hint literatüründeki resmi adı Veda Samhita'dır (düzenlenmiş Veda). Vedalar'ı teşkil eden her cümle mantra adıyla bilinir ve bunlar melodiyle okunur. Vedalar Sanskritçeden farklı bir dille okunmaz, okumaya da bir tür besmele olan "om" kelimesiyle başlanır. Her Veda kendi içinde "mandala" denilen kitapçıklara bölünmüştür."
Sayfa 26 - Kamer Yayınları·Kitabı okudu
"Pers istilacılar Kuzeybatı Hindistan'a geldikleri zaman Sindu Nehri'ne ulaştılar, bu nehrin kıyılarında yaşayan Aryan azizlereinin (rişiler) torunlarıyla karşılaştılar. Farsça'da "s" sesi yerine "h" sesi kullanılıyordu. Bu yüzden Sindu Nehri yerine Hindu terimini kullandılar. Sindu Nehri'nin kıyılarında yaşayan bu halk daha sonra Hindular olarak tanındı ve yaşadıkları yere Hindistan ve dinlerine de Hinduizm denildi."
Sayfa 21 - Kamer Yayınları·Kitabı okudu