Nişanlı! Artık her gece mi her gece rüyalarıma giriyorsun. Rüyalarımın içinden kızıl ışıklı başın kocaman bir güneş yığını gibi akıp geçiyor. Ve ben her sabah içim aydınlık ve sevinçle dolu olarak uyanıyorum! Ve sanma ki uyandıktan sonra demir parmaklıklı taş duvarlı hakikatla karşılaşınca birdenbire ayılıyorum? Hayır. Rüyam bazen öğle sıcakları basıncaya kadar içimde renkleri ve sesleriyle yaşıyor…Seni ne seviyormuşum meğer!
(18 Temmuz 1933)
"içkiye benzer bir şey var bu havalarda
kötü ediyor insanı, kötü...
hele bir hasretlik oldu mu serde;
sevdiğin başka yerde,
dertli ediyor insanı, dertli.
içkiye benzer bir şey var bu havalarda,
sarhoş ediyor insanı, sarhoş."
1.9.1951