Ümit guder

Ümit guder

, bir kitap okudu
10/10
·256 syf.··
26 saatte okudu
·
2020 154. kitabı
Sabahattin Ali
8.2/10 · 209,1bin okunma
Reklam
Dünya da en korkunç şey ümidi kaybetmektir.
Çok gülmenin arkasında ağlamak vardır
VERMEZSE MABUT NEYLESİN SULTAN MAHMUT: Hicbir şekilde kader üzerine yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Başlıktaki sözü duyduğumda kelimeler içimden sel gibi akıp geciverdi. Kader: bütün olayların önceden değişmeyecek biçimde düzenlendiğine inanılan ilahi takdiridir. Biz buna halk dilinde alın yazısı, alimlerin birçok eserlerinde de mukadderat olarak anılır. Kaderin insan alnına ana rahminde yazıldığı herkesçe bilinmektedir ve evlilik, çocuk, iş veya öleceği ile ilgili detaylar her sene mübarek üç aylardan Şaban ayının onbeşinci gecesi yani Berat Kandilinde meleklere tebliğ edilir. Kader konusu işlenirken iki tür irade vardır. Birincisi cüzi irade, ikincisi ise külli iradedir. Cüzi irade insanın kendini koruya bildiği yani Allah'ın ona yapmasına müsade ettiği kadarki iradedir. Külli irade ise, Allah'ın insana verdiği veya koyduğu iradedir. Buna kimse müdahele edemez. Biz müslümanlar kadere şu şekilde bakarız. Allah her şeyin iyisini bilendir. Bizim içinde en hayırlısını verendir. Onu öyle bilir, itikat eder ve inanırız. Aile büyüklerinden hep duyduğumuz bir kelime vardır. Allah dağına göre kar verirmiş yada Allah kulunun rızgını o doğmadan verirmiş. Bunun üzerine Kuran'da pek çok ayet olduğu gibi peygamber efendimizin de hadisleri de vardır. Geleceği Allah'tan başka kimse bilemez bizlerde ondangelen her şey kabulümüzdür diyerek kaderimizi yaşamalıyız. Kimimizin kaderi doğuştan yada sonradan engelli olmak, zengin, veya fakir olarak yaşamak kaderimizdir. Bizim için kader olan ise, bazı kardeşlerimiz için ibret alma, şükür etme olanağı dır belki bilemeyiz. Engellilikten bahsederken onların kırılgan, alıngan ve çok hassas olmalarından bahsetmeden de edemiyeceğim. Evet tek bir örnekle hem külli irade hemde cüzi iradeye bir örnek vererek yazımı
VERMEZSE MABUT NEYLESİN SULTAN MAHMUT: Hicbir şekilde kader üzerine yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Başlıktaki sözü duyduğumda kelimeler içimden sel gibi akıp geciverdi. Kader: bütün olayların önceden değişmeyecek biçimde düzenlendiğine inanılan ilahi takdiridir. Biz buna halk dilinde alın yazısı, alimlerin birçok eserlerinde de mukadderat olarak anılır. Kaderin insan alnına ana rahminde yazıldığı herkesçe bilinmektedir ve evlilik, çocuk, iş veya öleceği ile ilgili detaylar her sene mübarek üç aylardan Şaban ayının onbeşinci gecesi yani Berat Kandilinde meleklere tebliğ edilir. Kader konusu işlenirken iki tür irade vardır. Birincisi cüzi irade, ikincisi ise külli iradedir. Cüzi irade insanın kendini koruya bildiği yani Allah'ın ona yapmasına müsade ettiği kadarki iradedir. Külli irade ise, Allah'ın insana verdiği veya koyduğu iradedir. Buna kimse müdahele edemez. Biz müslümanlar kadere şu şekilde bakarız. Allah her şeyin iyisini bilendir. Bizim içinde en hayırlısını verendir. Onu öyle bilir, itikat eder ve inanırız. Aile büyüklerinden hep duyduğumuz bir kelime vardır. Allah dağına göre kar verirmiş yada Allah kulunun rızgını o doğmadan verirmiş. Bunun üzerine Kuran'da pek çok ayet olduğu gibi peygamber efendimizin de hadisleri de vardır. Geleceği Allah'tan başka kimse bilemez bizlerde ondangelen her şey kabulümüzdür diyerek kaderimizi yaşamalıyız. Kimimizin kaderi doğuştan yada sonradan engelli olmak, zengin, veya fakir olarak yaşamak kaderimizdir. Bizim için kader olan ise, bazı kardeşlerimiz için ibret alma, şükür etme olanağı dır belki bilemeyiz. Engellilikten bahsederken onların kırılgan, alıngan ve çok hassas olmalarından bahsetmeden de edemiyeceğim. Evet tek bir örnekle hem külli irade hemde cüzi iradeye bir örnek vererek yazımı
Reklam