Uzun zamandır rafta tuttuğum bir kitaptı ama sonunda okudum. Yazar, sosyalist Marksist bir gelenekten gelen ve sonradan Müslüman olan birisi. Kitapta da zaten bu gelenekten çıktığını hissettiriyor. Kitapta İslam’ın inanç ilkelerinden, felsefesinden, tasavvufundan ve Müslüman şair ve bilim adamlarından bahsediyor. Kitabın bazı bölümlerinde sıkıldım ama bazı bölümleri ilgimi çekti. Tabii bu, benim ilgilendiğim alanlardan bahsedip bahsetmemesiyle alakalıydı. Ondan dolayı başka bir okuyucu, benim sıkıldığım bölümlerde sıkılmayabilir.
Aristoteles, algıyı doğuran nesnelerin algıdan bağımsız olmaları gerektiğini söylemektedir. Ona göre varlık, algıdan ibaret olmayıp, tersine, bir şey var olduğu için onun algısı vardır. O halde, algılarımız, algılarımızın konusu olan ve algıdan ayrı, ondan bağımsız nesnel, gerçek dünyaya işaret ederler.