Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
[Bu ikinci hesabımdır. İlk hesabıma (OĞUZHAN AKÇAKOCA) ulaşamadığım için bu hesabı açmak zorunda kaldım. (1.10.2022)]
Kitap grubumuza bekleriz.
t.me/+mbqYlVXHBP0yYzJk
"Babamın bu ak yüzlü, güzel, şiirleri, sesi ve evinin aydınlığı çocukluk hatıralarımın bir köşesine dolduran arkadaşını bir daha görmedim."
(Mehmet Emin Yurdakul için..)
"Siyasi hayat dünyanın her yerinde zor, dünyanın her yerinde ateşten gömlektir! Hele Doğu'da. Siyaset denilen azgın koşu atının üstünde her babayiğit duramaz. Sıhhaten ahlâka insanı durmadan yiyen bu hayatın içinde muvazeneyi bulamayanlar en muvaffak olduklarını sandıkları gün düşmenin tam eşiğindedirler. Şimdi babamın Atatürk'le bir konuşmasını hatırlıyorum. Büyük nutkunu söylediği günlerin birinde Meclis koridorunda babama "nasıl buluyorsun? " diye soruyor. Babam: "Paşam, her cihetten çok ibret verici! Mücadelenin ne korkunç safhaları olduğu şimdi anlaşılıyor. Hele, çok dikkat çeken bir nokta var. En büyük iltifat ve teveccühle en şiddetli darbeyi yan yana getirebiliyorsunuz! Adamlar kendilerine artık yıkılamaz sandıkları anda düşmeye başlamışlardır bile!
Atatürk kaşlarına çatıyor : "Bunları karıştırma Ahmet Bey!"
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Daha çok, Yavuz Bülent Bâkiler'in tavsiyesi üzerine okudum. Yazarımız Karabağ doğumlu. Yani iki değerli insan da hemşehri.
S. Ağaoğlu, siyasetçi, yazar ve fikir adamıdır. Demokrat Parti'de uzun yıllar bakanlık, millet vekilliği ve başbakan yardımcılığı yaptı. Kitabın ismi mâlum, Babamın Arkadaşları. Haliyle bir iki tümceyle de olsa babasından söz etmeli. Babası Ahmet Ağaoğlu, Türk siyasetine damga vurmuş, liberal ve Türkçü bir siyasetçidir. Türkçülüğün kurucularından olan Ahmet Ağaoğlu, Türk Yurdu ve Türk Ocağı'nın da kurucuları arasındadır.
Gelelim kitabımızın konusuna, yazarımız, kitabın adından da anlaşılacağı üzere, babası Ahmet Ağaoğlu'nun arkadaşlarını anlatıyor. Kimler yok ki.. Ziya Gökalp, Ömer Naci, Tunalı Hilmi, Yusuf Akçura, Ali Çetinkaya, Mehmet Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Halide Edip Adıvar, gibi Türk siyasetinde ve Türk edebiyatında derin izler bırakmış isimler..
Değerli bir hatıra kitabı.
İletişim Yayınları'ndan çıkan kitap, 239 sayfa.
"Moskova, yüzbinlerce Ahıska, Kırım Azerbaycan Türklerini, aydınlarını bir gece yarısı evlerinden alarak, hayvan vagonlarına tıkarak, ülkenin uzak bölgelerine sürdü. Nazım Hikmet kendisine başvuran mağdur Türklerin hiçbirisinin yanında olmadı. Onların insanca yaşamaları için kılını bile kıpırdatmadı. Aksine kendisine başvuran Ahıska Kırım ve Azerbaycan Türklerine : "Sizin için hiç kimseyle konuşamam" diyerek sırtına döndü. Ama şeker yiyemeyen Japon çocuklar için şiirler yazdı. Nazım Hikmet'in oğlu Memet gazetecilere dedi ki : "Babam ruble için şiir yazan adamdı. Ben daha üç yaşındayken annemi terk ederek yabancı kadınlara gitti. Babam için kılımı bile kıpırdatmam."
"Süleyman Demirel : "Yavuz Bülent iyi bir şairdir. Hassas bir adamdır. Böylesi kimseleri itelemek kakalamak doğru olmaz. Kararnameyi özellikle muhafaza ediyorum."