"Yeni bir hedef ediniyorum, bir seçim kendi adıma: Gerçekten yaşamayı seçmek. Artık mümkün olduığunda gerçekte yaşamaya çalışmaya ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya karar veriyorum."
"Evet. Yaşam anlardan oluşur, anlarda yaşanır. Ya o an ile bir, onun içinde yerini almış, onu yaşayan ve deneyimleyen bilinçsin ya da ona direnen, karşı koyan, ayrı olmaya çalışansın. O zaman yaşamda var olamazsın. İçinde olmadığın bir şeyi yaşayamazsın. Var olamazsın. Yoksun Mina. Direndiğin her an yoksun yaşamda."
"...dönüşüm için öncelikle neredeysen orada olmayı, yaşamla birleşmeyi öğrenmen gerekiyor. Birleşmediğin bir şeyi yönlendiremezsin. Birleşmediğin bir şeyin akışını dönüştüremezsin. Hem bedeninle hem de bilincinle ve her ne yapmakta isen, o an sana ne getiriyorsa onu yap. Birinci kural bu. Eğer o an ne getirdiyse orada olmayı beceremezsen, kabul ile o anın içine giremezsen, gerçekten içinde olmak istediğin anları kendine çekmene imkân yok."
"Şu an zihnini biraz izlemeni sağlamaya çalışıyorum. Zihnin her an olanla ilgili yorumlar yapıyor da yapıyor. Ve yaptığı bu yorumların içeriğine karşı da direnişte, farkında mısın? Ve sen onun elindeki direnişçi olarak, yirmi dört saat ona hizmet ediyor, bir de bunu dünyaya saydırıyorsun. Ama sözlerinle, ama hareketlerile ve yeri geldiğinde hareketsizliğinle. Hep, 'Böyle olmamalı, ben oynamıyorum!' hali. Küçük bir çocuk işte, mız mız mız... Gör kendini!"